Bülent Arınç’ı bir şaşkınlık alıyor haliyle.
Daha bir, iki yıl önce iki önceki Başbakan’la ABD gezisindeyken, ‘atlayıp’ Pensilvanya’ya giderken, “Bir emirleri var mı bizden” diye bir soruyu da yolcu beraberinde götürmüş…
Şimdi ona deniyor ki, “Abi sen terör örgütüne gitmişsin!”
Cumhurbaşkanı dedi ki, “Bakanlar Kurulu kararıyla Fethullahçı Terör Örgütü olarak tescillenip yargılanacaklar.”
Anlayamadım, zaten öyle olmuyor mu şu sıra?
Yoksa Bakanlar Kurulu kararıyla tescil çıkmadan, kimse, başvurusu olsa bile ‘terör örgütü’ sayılmıyor mu?
Mekanizma şöyle değil midir? Meclis, kanun yapar. Bağımsız yargı, o kanunlara göre yargılar.
Yürütme, tescil eder. Bağımsız yargı sicil verir.
Pekiyi ‘bağımsız’ yargıda bir savcı çıkıp sormayacak mı, ‘Bu terör örgütü nasıl böyle büyüdü, devletin her yerine sızdı, yargıda, poliste bunların tayinlerini kim yaptı, en kritik noktalara yerleştirdi’ diye.
O Emniyetçiler, savcılar, hakimler sonradan mı ‘Cemaatçi’ çıktı, çok sonra mı öyle olduğu anlaşıldı…
Yoksa zaten ‘Cemaatçi’ oldukları için mi iktidar tarafından o noktalara getirildiler?