Görünen o ki Katar ve Suudi Arabistan dışında neredeyse yedi düvelle sıkıntılı bir ilişkisi olan Türkiye, ABD ile arasındaki anlaşmazlıkları derin bir gerginlik haline dönüştürmek istemiyor. Bunun karşılığında Amerikan karar vericileri de arada yaptıkları çıkışlar dışında Türkiye’nin üzerine gelmiyorlar.
Ne var ki özellikle düşünce kuruluşlarında Türkiye’deki siyasi tekelleşmenin ve otoriterleşmenin ileride çok sorun yaratacağını düşünenler var.
Bunların henüz ABD’nin genel Türkiye siyasetini ilkelere ve değerlere bağlamasını sağlayacak güçleri olmasa da geleceğe yönelik malzeme biriktiriyorlar. Cizre’de yüz kişinin yakılarak öldüğü iddiasıyla ilgili Birleşmiş Milletler’in soruşturma yapmak istemesi, New York’taki Reza Zarrab davasında ortaya dökülebilecekler, Suriye politikasında geçtiğimiz beş yılda yapılan hatalar, cihatçı hareketlerle ilişkiler günün birinde daha açık ve etkili şekilde ikili ilişkilerin malzemesi haline gelebilir.