Hepimiz benzer şeyler söylüyoruz.
Çünkü tehdit ve tehlike giderek netleşti. Artık hepimiz aynı şeyi görüyoruz ve o şeyin ne olduğunu biliyoruz.
Hepimiz birleşmekten ve direnmekten söz ediyoruz.
Hiçbir şey sürpriz olmuyor. Hiçbir gelişmeyi olağanüstü sayamıyoruz: Tam gaz faşist diktatörlük.
Can Dündar’a suikast girişimi bile şaşırtmıyor. İçimizi acıtıyor, dehşete düşüyoruz elbette. Ama Can gibilerin hedefte olduğunu, hedefte olduğumuzu biliyoruz.
Ve en önemlisi, Nâzım Hikmet’in o şiirindeki hüzünden farklıyız:
İşte böyle kardeşler, iyice yaklaştı son kavga. Her zamankinden güzel olacak dünya. Bir tiren penceresiyiz, bir istasyonuz şimdi. Ve sıcak her zamankinden kırmızı, Haziran kızılı…