Bir kısım HDP milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması gündeme getirildi. Davutoğlu, Kürtlerin milletvekillerine apaçık tavrın zararlarını aşağıya çekmek için, ‘hakkında fezleke hazırlanan bütün milletvekillerinin dokunulmazlığı’ dedi.
Ayrım yapmama algısı yaratılarak ayrımcılık gizlenecekti. ‘Bay Başkan’ın tavrı her konuşmasına yansıyınca bu politika tutmadı, tutmazdı.
“Yasama Sorumsuzluğu” ya da “Kürsü dokunulmazlığı” ne içindi, yoksa bu gibi durumlar için değilmiydi? Dokunulmazlık, millet/halk iradesinin parlamento da güçlü bir şekilde ifade edilmesi için getirilmişti.
Parlamenterler, halkın taleplerini ve çıkarlarını ifade ederken herhangi bir cezai baskılanma ve kaygı altına girmeyeceklerdi. Buydu amaç!
HDP’li parlamenterler “Yasama/Kürsü dokunulmazlığı” suçu (!) işlediler. Diğer yüzlerce fezleke çoğunlukla adli suçla ilgiliydi ve onlarla ilgili fezlekelerin meclise taşınması göründü. Asıl ve yakın hedef HDP’li parlamenterler. Neden mi? Devlet ve hükümet, ‘Kürt meselesi olmadığına’ hükmetti.
AKP, CHP, MHP, klasik ordu, türlü Özel Harp unsuru, Özel hareket/polis, bürokrasi ‘ulusal korosu’, ‘Kürt meselesi terör ve vatanı ve milleti bölme meselesidir’ nakaratını terennüm etmeye başladı. Kürtlerin, halk olarak hakkından ve hukukundan bahseden, PKK ile görüşmelerin yeniden başlamasını isteyen, savaşa karşı çıkan, çözüm önerilerinde bulunan her yurttaş gibi parlamenterler de, “terörist” kapsamında değerlendirilmeye başlandı ve yasaya rağmen, fiili yasaklar getirildi.