RIFAT DOĞAN
rfatdogan@gmail.com
Antakya’daki Gezi eylemleri sırasında Abdullah Cömert’in ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle yargılanıp 13 yıl hapis cezası alan sanık polis Ahmet Kuş için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı Halkla İlişkiler Merkezi (CİMER) üzerinden mesaj gönderen A.E. “Gözetip kollayın” dedi.
Erdoğan’a övgü dizdi, katile verilen cezaya üzülmüş!
A.E. CİMER’e gönderdiği mesajında Erdoğan’a övgüler dizerken, Abdullah Cömert’i gaz fişeğiyle vurup ölümüne sebep olan Kuş’a verilen cezaya üzüldüğünü belirtti.
Mektup şöyle: “Öncelikle ellerinizden öper, sevgi ve şükranlarımı sunarım. Biz Anadolu insanı siz ve sizin gibi liderleri bulduğumuzda arkasından yürürken bir an olsun tereddüt etmedik, etmeyeceğiz. Bir tek sözünüzle yapmanız istediğinizi ailemle birlikte yapmaya hazırım, hazırız. Lakin bugün itibariyle duyduğum bir olay bizleri ziyadesiyle üzdü. Kendimi ağlamaktan alıkoyamadım. Sanık polis A.K. 13 yıl dört ay aya mahkum olmuş. Suçu Gezi eylemleri sırasında Hatay’ın arka sokaklarında şortlandin üzerinden sıkılan gaz mermisi kapsülünün eylemcinin başına değmesi ve ölmesi. Polise sıkılan merminin dışında akla hayale gelmeyecek (zift) malzeme atılacak, polis kendisini kurtarmak için gaz bombası atacak ve 13 yıl 4 ay ceza yiyecek. Bu olayı kendime izah edemedim sayın büyüğüm. Kendisi ile bir kez bile görüşmüş değilim. Muhtemel evlidir, çocuğu var mı bilmiyorum. Allah rızası için gözetip kollayın. Sizden gayri kimseyi kendime yakın görmüyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun.”
Nuh Köklü’nün katil zanlısının abisi de Erdoğan’a mektup yazmıştı
Geçen yıl şubat ayında Kadıköy’de arkadaşlarıyla kartopu oynarken bir esnaf tarafından öldürülen gazeteci Nuh Köklü’nün katil zanlısı Serkan Azizoğlu’nun abisi tarafından da Erdoğan’a benzer bir mektup yazılmıştı. Mektupta, öldürülen gazeteci için “Geziciydi, AKP karşıtıydı” gibi ifadeler dikkat çekmişti.
O mektupta şu ifadeler yer bulmuştu: “Selamün Aleyküm Sayın Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan. Bizler sizi seven ve gönül veren kişileriz haberiniz üzere Kadıköy Yeldeğirmeninde gazeteci Nuh Köklü’nün ölümü ile iligli sorunumuzu dile getirmek istiyoruz. Olayın gazete ve televizyonlardaki gibi seyretmediği bunun nedeninin vefat eden gazetecinin arkadaş çevresi dolayısıyla kamuoyuna böyle gösterilmiştir. Bunların gerçekle alakası yoktur. Olayın aslı bir grubun AKP’nin İç güvenlik paketinin protestodan gelirken kardeşim Serkan Azizoğlu’nun dükkanına kartopu atıp bunu defalarca tekrarlayıp Serkan Azizoğlu’nun sözlü uyarılarına aldırmayıp buna devam etmişlerdir. Sözlü hakaretler olmuştur. Serkan Azizoğlu ben deliyim demesi aslında bir uyarıdır fakat buna aldırış etmemişlerdir. Bunun üzerine Serkan Azizoğlu dükkana girip bir sopa almış ve üzerlerine korkutmak amaçlı sallamıştır fakat grup kalabalık olduğu için Serkan Azizoğlu’nun elinden sopayı alıp Serkan Azizoğlu’nu kötü şekilde darp etmişlerdir. Bunu savunma ve korkutup onları göndermek amaçlı boşa sallamıştır ve görüntülerde görüldüğü üzere Nuh Köklü Serkan Azizoğlu’na arkasından ağır ve tekme atıp Serkan Azizoğlu’nu linç etmişlerdir. Bu esnada Serkan Azizoğlu kendinde olmayıp aralarında sıyrılırken kendini koruma amamçlı şuursuz bir şekilde bıçağı sallamıştır. Bu esnada bıçak Nuh Köklü’ye gelmiştir. Olay tamamen kaza olup nefsi müdafadır. Olaydan AKP milletvkeilimiz Metin Külünk haberdardır. Vefat eden kişinin AKP’ye karşı ve Gezi olaylarının öncülerindedndir. Sonuçta olayda bir ölüm olup fakat bunun istemsizce tamamen bir kaza olduğunu tekrar dile getirmek istiyoruz. Bizler de bu durumdan üzgünüz. Serkan Azizoğlu epilepsi hastası olup yeşil reçeteli ilaç kullanmakta bu durumdan askerliği yarım kalmış çürük raporu almıştır. Ben Serkan Azizoğlu’nun abisi barış Azizoğlu olup Halveti Uşaki Kasımpaşa’daki Seyin Hasan Hüsametten Uşaki Hazretlerine bağlıyım. Şeyhim Eyüp Fatip Şaban Nurullah Hazretleridir. Sizlere duacıyız bu olayda yanımızda olmanızı temenni ederiz. Rabbime emanet olun Allah yardımcınız olsun. Selamün aleyküm.”