Aynı anda iki farklı evrende ya da gerçeklikte yaşamak kolay bir iş sayılmaz. Türkiye bunu başarıyor!
Bir yandan içeride müthiş gürültülü ve dili itibarıyla çok şiddetli bir Batı düşmanlığı var.
Aynı ülkede Cumhurbaşkanı “İsrail’in bize, bizim İsrail’e ihtiyacımız var” derken, iktidar partisinin bir yöneticisi “İsrail toplumu ve devleti dostumuzdur” deyiveriyor.
Dışarıya yönelik hamleler bir yanıyla Türkiye’nin kafa karışıklığının işaretleri. Dünya siyasetinde bir ara ele geçirilmiş önemli ve etkili ülke olma konumunu yeniden elde edebilme çabasının bir parçası.
Denenen ve başarısızlıkla sonuçlanan arayışların ardından Batı sistemi ile yeniden ilişki kurulmaya çalışılıyor. Bunu yaparken bir yandan çizgi dışına çıkmış olmanın bedeli sayılacak şekilde birtakım tavizler vermek gerekiyor.