Dünyanın her yerinde ‘iktidar’ diyeceğiniz birileri vardır; ‘muhalefet’ diyeceğiniz birileri de vardır. Muhalif olanlar eleştirir, iktidara güvenmez vb., ama bunun bir sınırı vardır. Şu somut durumda söylenen, çünkü düşünülen şey son derece vahim: Başbakan’ın seçim kazanmak için bir savaş ortamı yaratmak istediğini düşünüyor, bunu söylüyorlar.
Bir ülkenin insanları o ülkenin Başbakan’ı hakkında böyle yorumlar yapıyorsa, o ülkede yolunda gitmeyen şeyler var demektir. Türkiye’de siyaseti birtakım komplolarla yorumlamanın geçmişi, geleceği vardır. Böyle bir olayda bu kötü alışkanlığa da bir pay biçmek gerekir. Gene de vahim bir şüphe.
İnsanların böyle şüpheler duymasında sorumluluğun en büyüğünün Başbakan’ın sırtında olduğunu söylemek gerekiyor. Çünkü Başbakan, sıkıştığından bu yana, her geçen gün biraz daha kural tanımaz bir konuma giriyor. Başbakan bir ‘devlet adamı’nın yapmayacağı şeyler yaptı, yapmaya devam ediyor. Bunlar yeterince kötü; ama belki daha kötüsü, bunları yapmakla, insanlarda “yapmayacağı şey yok” kanısını yaratması, yerleştirmesi. ‘Suriye uçağı’ örneği bunun bir göstergesi olduğu için vahim.