PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ikinci Nevruz mektubu 21 Mart’ta Diyarbakır’da okundu. Mektup kısa, öz ve netti. Çözüm Süreci devam ediyor, nokta.
KCK’nın son ‘AK Parti artık muhatabımız değildir’ açıklaması ile ümitlenen savaş lobisi, bir kez daha sükût-i hayâle uğradı. Darbe denkleminin en önemli eksiklerinden birisi olan ‘Kürtler’, çok stratejik bir anda tüm çabalara rağmen ‘Yeni Türkiye’ ittifakındaki yerlerinde sabit olduğunu dünyaya tekrar ilan etmiş oldular.
Barışın tesis ediliyorluğunun bir tehdit olarak görülmesi bile, AK Parti karşıtı ittifakın siyaset dışı niyetini ele vermeye yeterli. 35 yıldır akan kanın durmasının, Erdoğan’ın hal edilmesi önündeki en büyük engel olarak görülmesi, sanırım ittifakın karakteri hakkında bir fikir veriyor.
Erdoğan, bu noktada halk iradesinin yanında durduğu oranda kendi önemini ve değerini üretmiştir. Öcalan bu değer nedeniyle Erdoğan’la Çözüm Süreci’ne girişmiştir. Çünkü Öcalan’ın Kürt sosyolojisinde oynamak istediği rol de Erdoğan’ın simetrisine düşmektedir.
Bu nedenle, darbe ittifakı için Nevruz mektubu çok hayatiydi. Şimdi o mahallede yine ‘yas’ var.