Tapelerle yaşamak bir tür yaşam biçimine dönüştü bugünlerde. Hatta bazılarımız için bir bağımlılık oluşturduğunu söylemek hata olmaz. Evet, oyunun içindeler ve ellerinin bir hayli kuvvetli olduğu anlaşılıyor. Başbakan ve yakın çevresinin telefonlarını çok uzun bir zamandır yasadışı yollardan dinledikleri ve yaptıkları kayıtlar üzerinden ciddi bir stok oluşturdukları sonucuna varıyoruz.
Başbakan’ın TÜBİTAK’ın geliştirdiği özel yazılımlarla şifrelenmiş konuşmalarını bile muazzam bir ses kalitesiyle dinleyip kaydedebildiklerine bakılırsa, devletin içinde çok hassas yerlerde mevzilenmiş olmalılar. Ancak işlerin karıştığı bir nokta var. Bazı durumlarda karşımıza çıkan kayıtlar, devletin savcıları tarafından yürütülmüş resmi soruşturmalar çerçevesinde hâkim izniyle yapılmış yasal dinlemelere ait. Daha önce gazetelere yansıdığı için okuduğumuz, bildiğimiz gelişmelerin teyidini bu kez canlı ses kaydından almış oluyoruz.
Türkiye’nin siyasi gündemi kimliklerini bilmediğimiz, görünmeyen bu ekibin hamlelerinin etkisi altında şekillenmeye devam ediyor. Başka demokratik ülkelerde bugüne dek hiç karşılaşılmamış, kullanılan araç ve yöntemler açısından benzeri yaşanmamış, literatürde emsali olmayan bir siyasi savaş yaşanıyor bu haliyle.