Pal Sokağı’nda savaş, kızıl gömlekli Paster Kardeşler’in Nemeçek’in bilyelerine el koymasıyla başlar.
Ne var ki, ön saftaki Nemeçek yatağa düşer kavgada… Nemeçek’i toprağa verdikten sonra, canları pahasına savundukları arsaya giderler: “Burada barışalım artık, sonsuz bir barış olsun” derler.
Demem o ki kardeşler, biz bu ‘İnşaat inşallah’çıları, taa Pal Sokağı’ndan tanırız.
Çocukları birbirine düşürüp onların park yerlerine bina kondurmalarına ilk okuduğumuz kitaplardan tanığız. Büyürken misketimizi, kâh oyunumuza ‘Baş’, kâh sapanımıza taş yapmışız.
Gün gelmiş, yitik evlatlarımızın kabrine yoldaş yapmışız. ‘Kızıl gömlekli’ bir rantiyeci çıkıp arsamıza ‘el koymaya’, bilyemize, Nemeçek’imize dil uzatmaya kalktı mı, delleniriz.
Masumdur bilyemiz; ama acıya bile saygısız zalimlerce kışkırtılınca, ‘solgun bir halk çocukları ayaklanması’nın mühimmatı olur. ‘Baş’ı korkutur.