A. Turan Alkan: Beyefendinin canını sıkan herkes risk altında

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’nin şen yurttaşları, kabul etmelisiniz ki iktidar, şu monoton ve tatsız hayatınıza bedavadan müthiş bir fantazya keyfi, bir renklilik katmış bulunuyor. Siyasi suçtan vatan haini ilan edilebilme endişesi, bütün yurttaşlarımız arasında ‘âdil’ bir şekilde üleştirildi.

Hukuk nosyonunu filan boş veriniz, mektep-medrese görmemiş ümmî teyzelerde bile mevcut bulunan ‘Hakkaniyet’ duygusu gibi bir erdeme yabancılaşarak Türkiye’nin olağanüstü bir Walt Disney platosu haline gelmesine büyük katkıda bulundunuz. Çorbada payınız büyük.

Günün birinde siz de saçma-sapan bir gerekçeyle, diyelim ki yavrusuyla dilenen Suriyeli genç kadınlara sadaka vermek, komşu ziyaretine gidip havadan-sudan lâflamak, semt pazarından haftalık alışveriş etmek veya daha fenası bu yazıyı okumak gibi bir eylemden dolayı sigâya çekilebileceksiniz.

Başta söylemiştim, risk altındasınız; beyefendinin canını sıkan herkes risk altında. Kurtuluş yok, John S. Mill’in dediği gibi ‘kutsal su’ bir bir baştan bütün başlara dağıtıldı ve artık kutsallığı filan kalmadı. İyi haber: En azından hayatlarımızın karartılabilme riskini eşit olarak bölüşme noktasında demokratik bir toplum olmayı başarabildik. Eh, bu da bir şeydir!

A. Turan Alkan’ın yazısı