Sykes-Picot anlaşmasının en ağır biçimde cezalandırdığı halk Kürtlerdi. Sykes-Picot Arapları da böldü ama onları devletsiz, kimliksiz bırakmadı. Oysa Kürtler bu anlaşmayla yüzyıl boyunca devletsiz kaldılar ve yönetimi altında yaşadıkları devletlerin baskı ve zulmü hatta katliamları altında yaşadılar.
Dolayısıyla bugün resmi politika olarak Suriye’nin toprak bütünlüğünde ısrar etmek, “Sykes-Picot çöksün ama Kürtler için çökmesin” demektir ve bu ne adil ne de gerçekçidir.
Kürtlerin Ortadoğu’da sınırların yeniden çizilişini yüz yıllık mağduriyetlerini gidermek için tarihi bir fırsat olarak görmelerini anlamak ve hak vermek durumundayız.
Kaldı ki Irak ve Suriye’nin bu kaostan toprak bütünlüğünü koruyarak çıkmasını savunmanın artık pratik bir karşılığı da yok. Bu iki ülke daha şimdiden parçalandı bile. Nitekim, yakın gelecekte oluşacak yeni devletler ve yeni sınırlar üzerinde fikir egzersizleri de çoktan başladı.