İlan edilen her sokağa çıkma yasağı ve operasyonların ardından farklı medeniyetlerden kalma çok sayıda eserin tahrip edildiği, son olarak Kurşunlu Camii’nde yangın çıkan Diyarbakır’ın Sur ilçesinde tarih adım adım yok ediliyor.
Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras ve Turizm Dairesi Başkanı Nevin Soyukaya, her abluka sonrası bölgedeki hasarı tespit edip bildirdikleri Kültür Bakanlığı’ndan henüz yanıt alamadıklarını kaydetti.
Vurulduğu gün Tahir Elçi’nin de Dört Ayaklı Minare için basın toplantısı yaptığını hatırlatan Soyukaya, “Kültür ve Turizm Bakanlığı alana girmiş olsaydı gerekenler yapılmış olsaydı, ikinci tahribat belki olmayacaktı, değerli Tahir Elçi’yi kaybetmiş olmayacaktık” diye konuştu.
Korumakla sorumluyuz

Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri’nin UNESCO tarafından Uluslararası Kültürel Miras Listesi’ne alınmasında da çaba sarf eden Soyukaya şöyle konuştu: “Bütün bir alanın korunmasına dair, sunduğumuz yönetim planıyla birlikte UNESCO’ya bir taahhütte bulunduk. Dünya mirası ve tampon bölgeyi koruma taahhütünde bulunduğumuzu belirttik. Bunu, bizlerin adına Kültür ve Turizm Bakanlığı taahhüt etti. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti devleti böyle bir taahhütte bulundu. Çok yakın bir zamanda dünya mirası olarak tescillendik.”
Bu taahhütlere rağmen çatışmaların Suriçi’nde 124 anıtsal yapı ve 410 adet sivil mimari tescil yapıyı tahrip ettiğini kaydeden Soyukaya, şöyle devam etti: “Son 1,5 aydır bütün bu alanlar çok ciddi anlamda risk altında. Her bir abluka sonrası, alanlarda yaşayanlarda çatışmanın ve tahribatın dozu artırılarak bugüne geldik. Son iki gündür de artık çok ciddi tahribatların olduğunu basında görüyoruz. Yangınlar çok ciddi bir boyutta. Pazar günü Paşa Hamamı’nda yangın çıktı. Dün itibariyle de Kurşunlu Camii’nde yangın çıktı. Daha önceki ablukalarda Kurşunlu Camii, kurşunlanarak çok ciddi tahribata uğradı.”
‘Yazdığımız raporlara yanıt alamadık’

“Öncelikle çatışmaların durması gerekiyor ki, insan ve miras katliamı dursun” diyen Soyukaya, her sokağa çıkma yasağının ardından bölgeye girerek tahribatı tespit edip teknik rapor hazırlayarak UNESCO Türkiye Komisyonu’na ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gönderdiklerini açıkladı.
Kurşunlu Camisi’ndeki dün çıkan yangını da bildirdiklerini belirten Soyukaya, şunları söyledi: “Alanın korunması zorunluluğu konusunda ilgili kurumların gerekli işlemleri yapması gerektiği konusunda talepte bulunduk. Dört Ayaklı Minare’nin kurşunlanması sürecinde de aynı talepte bulunduk. Tüm bu talepleri yaparken de alan başkanlığıyla ortaklaşa, bu girişimleri korumaya dönük çalışmaları acilen yapmamız gerektiğini talep ediyoruz. Dün de yaşananlarla ilgili UNESCO’nun teknik birimi ICOMOS ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gönderdik. Ama Kültür Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili yasaları gereği, kültürel mirasın korunmasında birinci derecede sorumlu kurumdur. Yazdığımız raporlara yanıt alamadık.”
‘Gereken yapılsaydı Tahir Elçi’yi kaybetmiş olmazdık’

Tahir Elçi’nin de vurulduğu gün Dört Ayaklı Minare için basın toplantısı yaptığını hatırlatan Soyukaya, “Ama aldığımız duyum, bizim raporlarımızı yerel birimlerine tekrar iletmişler. Mutlaka yapılması gereken şeyler ve alınması gereken önlemler var. En basiti Dört Ayaklı Minare ilk kurşunladığında gereken yapılmış olsaydı, Kültür ve Turizm Bakanlığı alana girmiş olsaydı gerekenler yapılmış olsaydı, ikinci tahribat belki olmayacaktı, değerli Tahir Elçi’yi kaybetmiş olmayacaktık” dedi.
‘Dünya mirası ünvanı tehlike altında’

Soyukaya, tahribatın genişlemesi durumunda uluslararası yasaların devreye gireceğini hatırlatarak, “Eğer üstün evren değeri, üstünlüğü, otantikliği bozulduğu taktirde risk altında miraslar listesine girer. Yani dünya mirası olmaktan çıkar” dedi.