Selahattin Demirtaş da üç kere söyledi: Seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız.
Neticesini gördü, semeresini aldı, aklı başına geldi! Aynı adam şimdi ağız değiştirdi: “Biz başkanlığa değil tek adamlığa karşıyız” diyor.
İlk bakışta pek doğru gibi görünse de içi boş bir laf. “Tek adam Apo’ya” karşı olduğunuz için mi adam müsveddelerini çoğalttınız, Kandilli Mustafa, Cemil falan?
HDP anayasa oylamasında “bağlayıcı grup kararı” almasa da kendi milletvekillerini serbest bıraksa, bu iş çözülebilir! Böylece şişi de kebabı da yakmadan, Kandil’deki ağababalarını da fazla kızdırmadan işi bitirmiş olur.
Ben HDP’ye başkan olsam başkanlık sistemine evet der, buna karşılık özerklik isterdim… Vakvakları ürkütmemek için bu özerkliğin “adı konulmamış” da olabilir, önemli olan uygulamadır.