7,5 yılla yargılanacak Tahir Elçi: Hükümetin yeni politikasının habercisi

 

TUNCA ÖĞRETEN

@tuncaogreten | tuncao@gmail.com

Katıldığı bir televizyon programında “PKK terör örgütü değildir” dediği için soruşturma başlatılan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

‘Terör örgütü propagandası’ iddiasıyla yargılanacak Elçi’nin yedi buçuk yıl hapsi isteniyor.

Fotoğraf: Tunca Öğreten
Fotoğraf: Tunca Öğreten

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekili İdris Kurt tarafından hazırlanan ve Bakırköy 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, PKK’nın niçin terör örgütü olarak kabul edilmesi gerektiği anlatıldı.

PKK/KCK’nın bir terör örgütü olduğu konusunun tartışma gerektirmeyecek açıklıkta olduğu öne sürülen iddianamede, “Gerek uluslararası hukuk ve anlaşmalara konu olmuş genel ilkeler, gerek iç hukukumuzdaki düzenlemeler açısından söz konusu örgüt tamamıyla bir terör örgütüdür” denildi. 

İddianame, Elçi’den önce hükümet medyasına servis edildi

Hazırlanan iddianameyle ilgili Diken’e konuşan Elçi, “İddianame henüz tarafıma ulaşmadı, incelemedim. İddianameyi, benden önce ‘yandaş’ ve ‘havuz’ olarak tabir edilen, hükümete yakın medyayla paylaşmayı daha uygun görmüşler. Avukatım günler önce mahkemeye başvurup talep etmiş olmasına rağmen…” dedi.

İddianamenin, 1 Kasım seçimlerinden hemen sonraya denk getirilmiş olmasına dikkat çeken baro başkanı, bu durumun, hükümetin izleyeceği yeni Kürt siyaseti ve yeni terörle mücadele konseptinin de bir habercisi olduğunu belirtti.

Bu konuları konuşmak yasak

Yeni siyaset ve konseptin ne olacağına dair sorumuzu Elçi şöyle yanıtladı: “Artık resmi ağızlar dışında hiç kimsenin bu tür konularda yeni tabirler ve ifadeler kullanması istenmiyor. Hakkımda hazırlanan iddianame de bunun bir tezahürüdür.”

TV programındaki sözlerinin, konferans ya da panellerde tartışılacak şeyler olduğunu söyleyen Elçi, “Kalkmışlar benim sözlerimi, tespitlerimi dava konusu yapmışlar. Bu konuları mahkeme salonlarında konuşmak yerine, o savcı ve hakimle bir topluluğun önüne, fikir tartışması olarak konuşmayı tercih ederdim. Ben ve savcı iki hukukçu olarak TV programına çıkıp, konuşabilirdik mesela. Ancak onlar, bu fikir tartışmasına yargı kılıfı giydiriyorlar. Bu da bana çok samimi ve adil gelmiyor açıkçası” diye konuştu.

Önceki gün Özgür Gündem gazetesinden Eren Keskin’in de aralarında bulunduğu 26 gazeteci hakkında aynı suçlamadan soruşturma başlatılması, bugün de HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezleke hazırlandığı haberlerini hatırlattığımız Elçi, “1993 yılının canlı tanığıyım. Doğan Güreş’in Genelkurmay Başkanı, Tansu Çiller’in de Başbakan olduğu dönemde neler yaşandığını çok iyi biliyorum. O gün tedavülde olan konsept, belli ki yeniden hazırlanıyor. Yani tarih tekerrür ediyor” diye konuştu.

‘Diyalog yok, cezalandırmak var’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, yeni dönem ve konsepte dair ipuçlarını önceki gün yaptığı konuşmada verdiğini söyleyen hukukçu, “Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Bundan sonra tartışma, konuşma dönemi bitmiştir. Artık sonuç alma dönemi gelmiştir’ sözleriyle neler yaşanacağını özetledi. Biz bu sözleri Diyarbakır’dan, ‘artık diyalog yok, vurmak, kırmak ve cezalandırmak var’ olarak anlıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu tavrının kötü sonuçlar doğuracağını belirten Elçi, “Anlaşılıyor ki, Türkler ve Kürtler bir kez daha ağır bir fatura ödeyecek” dedi.

Görülecek duruşma neticesinde ceza alıp almayacağı konusundaki öngörüsünü sorduğumuz Elçi şöyle cevap verdi: “Eğer bu demokratik analiz ve tespitlerim yüzünden ceza alacaksam, buna razıyım. Ancak Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi var işin ucunda. Ceza alacağımı düşünmüyorum.”

Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tahir Elçi, serbest kaldı

Bakan İpek, Elçi’nin mahkemeye sevk edileceğini ‘bildi’: Savcılığa talimat gitmiştir

‘Barodayım bekliyorum’ diyen Elçi, ‘saklandığı’ gerekçesiyle gözaltına alınmış