Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Facebook ve Youtube‘un kapatılabileceğine dair açıklamasının yankıları sürerken, son dönemde ortaya çıkan ses kayıtlarının kaldırılması için TİB’in Youtube’a son iki haftada binden fazla uyarıda bulunduğu ortaya çıktı.
ABD Dışişleri Bakanı Jen Psaki Erdoğan’ın sözlerinden ‘kaygı’ duyduklarını belirtirken, Gazetecileri Koruma Komitesi’nin açıklamasında, “Erdoğan’a sansürle tehdit etmeyi durdurma çağırısında bulunuyoruz” denildi.
ABD: Kaygılıyız
ABD Dışişleri Bakanı Jen Psaki, gündelik basın toplantısında Erdoğan’ın 30 Mart seçimlerinden sonra Youtube ve Facebook’un kapatılabileceğine ilişkin sözleri dolayısıyla kaygı duyduklarını açıkladı.
Türkiye’nin ifade özgürlüğüne saygı duyulmasına yönelik sözlerini yerine getirip, sürdürmesini beklediklerini belirten Jen Psaki, “Özgür ve bağımsız medyanın açık toplum ve hesap sorulabilir bir hükümetin vazgeçilmez kurumları olmaları gerekir. Bütün demokrasilerin, değişik seslerin yükselmesi, basının özgür olması ve kısıtlanmaması ile ilerleyip güç kazandığına inanıyoruz” diye konuştu.
CPJ: Erdoğan sansürle tehdit etmeyi bırakmalı
Basın özgürlüğü ve gazeteci haklarının korunması konularında önde gelen kurumlardan Gazetecileri Koruma Komitesi’nden de (Committee to Protect Journalists-CPJ), Başbakan Erdoğan’ın, Facebook ve Youtube‘u, kapatma tehdidine tepki geldi.
CPJ, Erdoğan’ın ‘bu paylaşım sitelerinin toplum üzerinde olumsuz etki yarattığı’ yönündeki söylemlerinden kaygı duyduğunu belirtti.
CPJ açıklamasında, “Başbakan Erdoğan ve hükümetine sansürü durdurma, bilginin akışını önlemek için sansürle tehdit etmeyi durdurma çağrısında bulunuyoruz” denildi.
TİB uyarıyor, YouTube direniyor
İnternet erişimine ciddi kısıtlamalar getiren düzenlemenin yasalaşmasıyla birlikte yetki sahibi olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) ses kayıtlarının kaldırılması için YouTube’a iki haftada binden fazla uyarıda bulunduğu ortaya çıktı.
Hürriyet’in YouTube’a yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, mahkeme kararı olmadan içerikleri kaldırmıyor ve hukuki olarak direniyor.
YouTube’un söz konusu kayıtları kaldırmamakta direnmesinin bir diğer nedeni olarak da, başbakan ile bakanlar arasında yapıldığı iddia edilen görüşmelerin özel hayatın gizliliğini tehdit eden paylaşımlar olarak değerlendirilmeyişi gösteriliyor.
