Tarhan Erdem: Ali Babacan neye inandı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sayın Babacan neyin olacağını varsaymış da, neyi kabul etmiştir? Kendisine ekonomide belirleyici rol verileceğini mi, yoksa 1 Kasım’dan sonra, tek adam yönetimine geçişin son bulup demokrasiye dönüleceğini mi? Yoksa başka bir şeye mi inanmıştır sayın Babacan?

Önce Sayın Babacan’ın son üç yılda üzerinde durduğu hususun ne olduğunu, okuyucularıma hatırlatayım:

“AB sürecinde yaptığımız reformlar Türkiye’de tabloyu değiştirdi.”

“Son derece temiz, kolay anlaşılan, açık, net ve sağlam bir anayasa.”

“Birinci sınıf bir demokrasi olmayı hedeflemeliyiz, gerçek anlamda bir hukuk devleti olmayı hedeflemeliyiz ve bunlar ekonomik ilerlememizin olmazsa olmaz şartları.”

Bu cümleler, son üç yılda bir kez söylenmiş değildir; Ali Babacan’ın yüksek değeri olan görüşlerini ifade etmektedir. Sanıyorum Babacan, genç yaşında teknik başarılarını bilgi ve becerisiyle örerken, bu cümlelerin belirtlediği ilke ve değerleri de özümsemiştir.

Babacan’ın bu ilkelerden taviz vereceğini düşünemem ve bunlara karşı bir devlet yönetimine, daha başlangıçtan bilerek katılmasını kabul edemem.

Tarhan Erdem’in yazısı