Bir gün, bu ülke iyileşmeye başladığında, devasa bir “utanç müzesi” kuracağız. O müzeyi, gözlerimiz yaşararak, kederlenerek, tüylerimiz ürpererek, utanarak gezeceğiz.
Utanç müzemizin upuzun koridorlarından bir tanesi de 6-7 Eylül 1955 pogromlarıdır. Devlet ve vatandaş el ele verip, bu ülkenin gayrimüslimlerinin yaşadıkları caddelere bir nefret seli olarak aktılar o günlerde…
6-7 Eylül üzerine söylenecek çok söz var şüphesiz…
Kalleşçe idam edildiği için bütün günahlarını görmezden geldiğimiz Menderes ve arkadaşları için büyük bir kara lekedir 6-7 Eylül…
Çeteleşmiş bir devletle işbirliği yapanların daha sonra o çetenin hedefi haline geldiğinin ispatıdır 6-7 Eylül; Menderes’in gayrimüslimlere karşı birlikte harekete ettiği “devlet”, onu idam eden devlettir aynı zamanda…
Bu ülkede, her daim devletle suç ortaklığı yapmaya hazır, temel gıdası nefret olan hatırı sayılır bir vatandaş grubunun var olduğunun ispatıdır 6-7 Eylül…
Hiçbir zaman bu ülkenin hiçbir karanlık sayfasıyla yüzleşmediğimizin utanç verici bir ispatıdır 6-7 Eylül…