Gayrımilli Kutsal İttifak, sadece CMHDP’li Meclis gruplarından oluşmuyor. Aynı gün, Ertuğrul Özkök’ün Sayın Erdoğan’ı hedef alan ve tornadan çıkmış cümlelerle kotarılmış o iğrenç yazısı da gürültü koparmıştı. Ekrem Dumanlı’nın ve jiletçi 180 bürokrat aydının tehditleri de aynı günlere denk geliyordu.
Gayrımilli Kutsal İttifak, partileri, medyaları, sözde STK’ları, öldürülen doktor için bile PKK’yı değil, Erdoğan’ı suçlayacak kadar densizleşmiş odaları ile, aynı söylem, aynı taktik ve aynı zamanlama ile Sayın Erdoğan ve AK Parti’ye saldırıyorlardı.
Toplasan birkaç yüz kişilik bu güruha baktığınızda, ya cemaatçi, ya cemaatten beslenen, ya da cemaatin muhtemelen esir aldığı bitik isimlerden oluştuğunu görüyorsunuz.
Bu bir tesadüf olabilir mi? Bu hayatın olağan akışına uygun mu?
Sözcü ve Cumhuriyet ile ulusalcıları, Doğan medya ile Beyaz Türkleri, PKK ile laik Kürtleri, Birgün ve irili ufaklı ulusolcu gazetelerle de solcuları “rehin” almış durumdalar. Meclis’teki karşılıkları da CHP, MHP ve HDP, yani CHMHDP…
“Düşmanımın düşmanı dostumdur” durumundan farklı bir şey var burada. Bakın, hiçbir şeye vermedikleri tepkiyi, Akın İpek’e tutuklama kararı çıkınca verdiler. Ahmet Altan Bugün TV’den aşağı inmedi. Neden? Nedir rabıtanız? Erdoğan karşısında nasıl aynı anda, aynı taktikle düğmeye basılmış gibi organize oluyorsunuz?
Markar Esayan’ın yazısı