Eski CHP’li milletvekili İhsan Özkes, fikrini değiştirdi ve daha önce ‘haram’ dediği Beştepe Sarayı’na gitti.
Olabilir, ben ‘değişime’ inanırım, insanların fikirleri, düşünceleri zaman içinde değişebilir.
Sadece bu kadar ‘hızlı’ olur mu, ondan emin değilim. İhsan Bey’in fikirlerindeki değişim hızı, bir kuantum sıçramasıyla mümkün olabilir ancak. Özkes, “Bara, meyhaneye gitseydim beni överlerdi” de diyor ki gerçekten çok ucuz bir demagoji.
Bara gittin diye niye seni övsünler? Bu kadar insan gidiyor diye övgü mü alıyor? Ya da gitmeyenler eleştiriliyor mu? İsteyen gider, istemeyen gitmez, neden övülsünler, neden yerilsinler?
Özkes, “Hazreti Muhammed yaşıyor olsaydı kesinlikle bu saraya giderdi” de diyor. Çünkü Saray’da “sünnetten emareler çok” imiş!
Dinin politikaya alet edildiğini çok gördük, ama bu kadarı da artık biraz fazla değil mi?
Özkes’in geldiği noktanın bir adım ilerisi yoksa Erdoğan’ın ‘mehdi’ ilan edilmesi mi olacak diye merak etmedim de değil. Özkes, bu performansıyla AKP’den bir milletvekilliği hak ediyor bence. Tuğrul Türkeş de öyle!
Daha önce Erdoğan ve AKP için ağızlarına her geleni söyleyen ama şimdi hem partide, hem hükümette rahatça yer alabilen Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuş’tan neleri eksik?