Üzümcü 2013’te toplumun üzerindeki baskıyı daha çok hayat tarzlarına müdahale üzerinden eleştirmişti.
Şimdi ‘tarz’ sözcüğü düştü, basbayağı ‘hayat’ kaldı geriye.
Tahmin ediyorum ki, o konuşmayı bugüne uyarlayıp yapacak olsa ihracı değil iki yıl almak, gününde kovulurdu. Zira hiçbir meselede ‘süreç’ diye bir şey de kalmadı.
Sanatsal özgürlüğe dünyanın pek çok ülkesinde ket vuruluyor. Ama demokrasinin en fazla can çekiştiği ülkeler, gücünü ifade özgürlüğünden alan sanatsal özgürlüğe de en az ‘tahammüllü’ ülkeler.
Freemuse’un raporuna göre 2013’ten itibaren sanatsal özgürlüğün en fazla kısıtlandığı ve sanatçılara bedel ödetilen ülkeler sıralamasında Türkiye, Çin ve Rusya’dan sonra üçüncü sırada.
Böyle zamanlarda “Sus” dedikçe sesini yükselten, kapının önüne konduğunda başka kapılardan içeri giren sanatçılara her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.
…Levent Üzümcü ve onun gibiler mutlaka başka delikler bulacaklar.
Zerre şüpheniz olmasın.