Davutoğlu’nun işi doğrusu hiç kolay değil.
Dün Türkiye’yi tarihinde ilk defa ‘geçici’ hükümetle seçim tekrarına götürecek hükümeti kurma görevi aldığını açıklarken yüzündeki alışılmadık gerginlik bunu yansıtmıyor muydu?
Ya da Erdoğan’dan bu görevi almaya gönüllü olmadığını, bunun Anayasal zorunlukla kendisine verildiğini söylemesi?
Ardından ‘parti liderlerine’ yeniden oturup konuşma çağrısı yaptı ama aslında oturup konuşmaya çağırdığı yalnızca Kılıçdaroğlu ve Bahçeli idi.
Demirtaş zaten sabah saatlerinde bu hükümette kendilerinden kime, ne görev verilirse verilsin ‘sorumluluk duygusu içinde’ yer almak istediklerini açıklamıştı.
Davutoğlu’nun en çok canını sıkan şeylerden birisi de işte bu kâbus senaryosuydu.
Seçime bir yerde HDP’yi yüzde 10 barajı altına itip AK Parti’ye Kürt seçmenin oylarıyla yeniden hükümet kurma umuduyla gidecekti, ama bunu yaparken ortağı da, aslında rakibi olan HDP olacaktı.