Artık gazetecileri gözaltına almak, tutuklamak, baskı altında tutmak. T24 örneğinde olduğu gibi kapatmak ‘ahval-i âdiye’den oldu.
İsmail Saymaz’la Hürriyet’te beraber çalışmıştık. İyi haber alan, araştıran, donanımlı bir meslektaşımızdır.
Sözlerinin “mahalle”yi aşıp geniş kitlelere ulaşmasını isteyen Ak Partililer de ona açıklama yaparlar.
Şimdi, ayağında elektronik kelepçeyle ev hapsinde. TV’lerde canlı yayınlara katılıyor.
Bu trajikomik tabloyu, biz yazar takımından daha veciz bir şekilde Bülent Arınç ifade etti:
“Bereket ki ağzı bantlanmamış, televizyona bağlanıp konuşabiliyor ve gazetesine yazılarını gönderebiliyor.”
Bülent Arınç, kurucusu olduğu partisine ve liderine sadakatini devam ettiriyor ama vicdanıyla konuşmaktan da çekinmiyor. İktidarda böyle tek isim.
Bunu hem ahlaki ilke sayıyor hem de “dost acı söyler” anlayışıyla.
Sayın Arınç, iktidarın nereden nereye geldiğini hatırlatmak üzere, 2004 yılında çıkardıkları Basın Kanunu’nu hatırlattı. Çok isabetli bir hatırlatmadır bu.