Bu üniversite geçtiğimiz günlerde 226 profesörlük olmak üzere toplam 236 akademik kadro için ilan yayınladı.
İlanda ilk dikkati çeken kadro sayısının yüksekliği. Hacettepe Tıpta 302, Ankara Tıpta 299, Cerrahpaşa’da 257, Çapa’da 247 profesör olduğunu düşünürseniz durumu kıyaslayabilirsiniz. İlan bir nevi kamu kurumlarının toplu alım ihalesi ilanı gibi olmuş.
İlanda dahiliyeden genel cerrahiye, ürolojiden kardiyolojiye her branş var. Diyelim ki o kadar sene çalışıp doçent oldunuz ve yıllardır profesörlük kadrosu bekliyorsunuz. “SBÜ’nün bu kadar çok ihtiyacı varsa bana da düşer herhalde” diye incelemeye başladınız.
Bir de ne görüyorsunuz?
Misal, iç hastalıkları, gastroenteroloji doçentisiniz ve Adana Şehir Hastanesi’nde de profesör kadrosu açılmış. Önce bir heyecanlanıyorsunuz ama sonra yandaki “Aranan Şartlar” sütununu fark ediyorsunuz. Münhal kadroya müracaat etmek için gastroenteroloji doçenti olmanız yetmiyormuş, bir de “Burried Bumper sendromu konusunda çalışması olmak” gerekiyormuş. Hani sanki bütün Adana Burried Bumper sendromundan muzdaripmiş gibi!
Ya da İstanbul Ümraniye Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi’nde açılan radyoloji profesörlüğü kadrosuna talipsiniz. Önce “Lomber pedikle laminar kenarlar arasındaki radyolojik mesafe” konusundaki çalışmanızı göstermelisiniz. Malum, Ümraniyeliler hep o mesafenin darlığından şikayetçi!
Bu akademik kadro ilanından bir dizi Levent Kırca parodisi çıkar ama daha fazlasını yazmaktan meslek adına hicap duyuyorum.
Peki sizce SBÜ profesör kadrosuna atamak için neden böyle kriterler istiyor?
Çünkü her bir kadroya kimin atanacağı önceden belli. Sadece işi kılıfına uydurmak için ilan veriliyor.
SBÜ ulufe dağıtır gibi profesörlük dağıtıyor.