Cumhurbaşkanı bu yıl bitmeden 38 bin hekim dışı sağlık personeli alınacağını duyurdu. Hangi meslekten, kaç kişinin, hangi statüde alınacağı belirsiz. Yüzbinlerce işsiz sağlık profesyoneli çaresiz bir bekleyiş içinde.
Sağlık mesleklerinde işsizler ordusu nasıl oluştu? Eğitim ve insan gücü planlamasını neden bir türlü bilimsel yöntemlerle yapamıyoruz? Çünkü böyle olması isteniyor. Mesleklerin değersizleşmesi ve emeğin ucuzlaması için kaliteye bakmadan meslek mensuplarının fazla fazla yetiştirilmesi, ucuz emek gücü olarak piyasaya sürülmesi gerekiyor.
Hekimlikte bu tehlikeyi uzun zamandır artan tıp fakültesi sayı ve kontenjanlarıyla, niteliği düşen tıp ve uzmanlık eğitimi ile birlikte yazıyorum. Hekimler için kapıya dayandığı anlaşılan bu tehlike diğer sağlık meslek mensuplarında ise çoktan gerçek oldu.
Diş hekimliğindeki acı durumu Diken internet gazetesinde Mesude Demir çarpıcı biçimde ele aldı. Mesleklerini yapamayan diş hekimlerinin garsonluk, oto yıkama, marketlerde kasiyerlik gibi farklı işlere mecbur kaldığını örnekleriyle yazdı.
Yaşananlara bakınca sağlık meslek mensuplarının mutsuzluk, umutsuzluk, gelecek kaygısı içinde olduğunu görüyoruz. Mesleklerin niteliği düşmüş, halkın aldığı sağlık hizmeti bozulmuş, kimin umurunda? Söyleyeyim, bizim umurumuzda.