Naki Bakır: Tüketici gerçeklik duvarına çarptı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gelecek dönemde maddi du­rumda iyileşme beklenti­si ve artan harcama işta­hının etkisiyle eylülde tarihi zir­veye ulaşan tüketici güveni, ekim ayında ise maddi durum ve gelecek beklentilerinde kötüleşme etkisiy­le sert bir düşüş kaydetti.

Uzmanlara göre eylülde endek­si 8 yılın zirvesine taşıyan faktör halkın yaşamının rahatlamasın­dan çok, “yakında her şey daha iyi olacak” beklentisiydi. Yaz ayların­da enflasyonun baz etkisiyle düşe­ceği, Merkez Bankası’nın faiz in­dirimlerine başlayacağı ve son­baharda piyasanın rahatlayacağı algısı ile oluşan psikolojik iyimser­lik dalgası, endeksi yapay şekilde yukarı itmişti.

Yaz aylarından bu yana enflasyonda yaşanan baz et­kisi düşüşü ve yaklaşan faiz indi­rimi beklentileriyle beslenen psi­kolojik iyimserlik dalgası, güveni eylülde zirveye taşımıştı.

Ancak makro dengelerdeki düzelme al­gısının hane halkı cüzdanına yan­sımaması ve sıkı para politikası­nın yarattığı yüksek faiz kıskacının sürmesi, ekim ayında çok sert bir “gerçeklik şoku” üretti. Yıllık enf­lasyon yüzde 30’un altına inse de hayat pahalılığının yapısal olarak kemikleşmesi, ekimde manşet en­dekste sert kırılmaya yol açtı.

Tü­keticilerin mevcut dönemde ha­nenin maddi durumu algısı hızla kötüleşirken, geleceğe yönelik ta­sarruf yeteneğinin kaybolması ve genel ekonomiye güvensizlik; baş­ta otomobil ve konut olmak üzere uzun vadeli tüm yatırım ve harca­ma iştahını bıçak gibi kesti.

Naki Bakır’ın yazısı