Şenay Aydemir: Film festivalleri 'profesyonellerin' insafına terk edilmiş durumda

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gelenek olduğu üzere Altın Portakal Film Festivali bir kez daha sinemanın gündeminde. Hadise özetle şöyle. 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bünyesinde düzenlenen Antalya Film Forum, finalist projelerin açıklanmasının ardından başvuru videolarının ön jüri tarafından hiç izlenmediği iddiası ve yönetmeliğe aykırı bir projenin seçildiği gerekçesiyle büyük bir şeffaflık krizine sahne oldu.

18 sinemacı ortak bir bildiri yayımlayarak usulsüzlük iddialarına karşı festival yönetimini şeffaf olmaya ve açıklama yapmaya çağırdı. Tepkilerin büyümesi üzerine resmi bir açıklama yayımlayan Antalya Film Forum yönetimi, idari denetim eksikliklerini ve bir projenin yönetmeliğe aykırı olarak seçildiğini kabul ederek ilgili projeyi seçkiden çıkardığını duyurdu ve yaşanan aksaklıklar sebebiyle tüm sinemacılardan özür diledi.

Bu gelişmeler Türkiye’de film festivalleri üzerine yeniden düşünmeyi ve konuşmayı, tartışmayı zorunlu kılıyor. Ancak sinemacılar bir kez daha yılların ezberini harekete geçirmiş ve bütün sorumluluğu festival yöneticilerine atarak çözüm arayışında ısrar ediyor görünüyor. 

Uzun bir tarih anlatısına gerek yok, yalnızca bizde değil tüm dünyada film festivalleri ‘profesyonellerin’ insafına terk edilmiş durumda. Sadece program içeriğini değil, sponsorlar, yerel yönetimler ve tabii ki bizim gibi ülkelerde merkezi yönetimlerin hassasiyetlerini de gözeten (Hatta sinemadan daha fazla önceleyen) bir iş modeli bu.

Şenay Aydemir’in yazısı