Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun (KCDP) 2026’nın ilk 6 ayı için hazırladığı kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri raporu bu tabloyu çok net ortaya seriyor. Bugün kadınlar hâlâ en çok “en yakınları” tarafından öldürülüyor.
2026 yılında öldürülen 150 kadının 64’ü, yani yüzde 43’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Kadınların çoğu birlikte olduğu erkek, eskiden evli olduğu erkek, eskiden birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldü. Özetle öldürülen kadınların yüzde 95’i evli olduğu, birlikte olduğu, ayrıldığı ya da boşandığı erkekler tarafından öldürüldü.
Kadınlar en çok boşanmak istediklerinde, ayrılmak istediklerinde, şiddetten uzaklaşmak istediklerinde öldürülüyor. “Ailem güvende” operasyonlarıyla LGBTİ ve kadın örgütlerini, muhalefeti baskılamayan çalışan iktidarın adımlarının karşısında çok net bir tablo var: Kadınlar en çok evlerinde öldürülüyor.
2026 yılında öldürülen 150 kadının 92’si, yani yüzde 61’i evde öldürüldü. Güvenli olması gereken evler, kadınlar için çoğu zaman içinden çıkılamaz şiddet kuyusu ve en son yaşamdan koparıldığı alanlara dönüşüyor.
İktidarın bahsettiği aileler kadınların mezarı oluyor, elini kolunu sallayan katiller sokaklarda keyif çatarken iktidarın politikalarını hedef alanlar, gerçekleri söyleyenler tutuklanıyor. Geleneksel “aile” iktidarın elinde Demokles’in Kılıcı gibi sadece kadınları yoksulluğa, daha fazla sömürüye ve şiddet dolu yaşamlara sürükleyen bir ibare olarak kalıyor.