Kılıçdaroğlu: AK Parti iktidarı demek vurguncuların iktidarı demek

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “AK Parti iktidarı demek vurguncuların iktidarı demek” dedi.

Fotoğraf: AA

Partisinin Meclis’teki grup toplantısına katılan Kılıçdaroğlu, CHP’nin halk için mücadele ettiğini belirtti.

“Arınacağız” diyen 77 yaşındaki siyasetçi ANKA’nın aktardığına göre şunları söyledi:

* Sadece biz değil, Türkiye arınacak, Türkiye. Yetimin malına el uzatanlardan hesap soracağız. Fakirin, fukaranın hakkına el uzatanlardan hesap soracağız. Bizim görevimiz bu. O nedenle biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Diğer partilerden farklıyız.

‘Bilmezler bu elma nasıl yetişiyor’

* İktidar sahipleri bilmezler. Sarayda oturanlar bilmezler. Onların bir eli yağda, bir eli balda. Onlar sadece sofralarına gelen elmayı yerler. Yedikleri elmanın da parasını ödemezler. O nedenle bilmezler bu elma nasıl yetişiyor. Bu çiftçi nasıl çalışıyor? Nasıl alın teri döküyor?

* Buradan yine çiftçi kardeşlerime seslenmek isterim. Bütün bunlar yapılıyor, yasalara aykırı yapılıyor. Elinden traktörü alınıyor, icra dairesine götürülüyor. Senin hakkını, hukukunu kim savunuyor? Senin hakkını, hukukunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kim dillendiriyor? Kim soru önergeleri veriyor? Kim araştırma önergeleri veriyor? Sakın unutma, senin de hakkını, hukukunu savunan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir, sakın unutma.

Fon vurgunu

* Günümüzün olayı fon. Vurguncular var. Diyeceksiniz ki: “Bu fon vurguncuları sadece fonda mı oluyor?” Hayır efendim. AK Parti iktidarı demek vurguncuların iktidarı demek. AK Parti iktidarı demek vurguncuları korumak demek. AK Parti iktidarı demek insanların onuruyla oynamak demek.

* Bir soru sormuştum, demiştim ki bu fon olayı nasıl ortaya çıktı? Ve sorum şuydu, acaba (Cumhurbaşkanı Tayyip) Erdoğan sonrası hesap yapan insanların mı bu işi kaşıdığı ve büyüttüğünü görüyoruz ya da öyle bir olay mı var diye sormuştum. Daha henüz tık yok. Bakalım bu soruyu tekrar soralım.

* Erdoğan sonrası bir hesaplaşma AK Parti içinde yürüyor ve gidiyor. Ama bu ülkeyi felakete sürükleyecek bir tabloyu önümüze koymasın. Bunun da altını özenle çizmek isterim. Soruyoruz, 455 bin 758 mağdurun soyulmasına göz yumdular.

‘Dünyayı size dar ederiz’

* Bunların hakkını, hukukunu teslim edecek misiniz? Ama hakkını, hukukunu teslim ederken hazineden bir kuruş alırsanız, bu milletin vergisinden bir kuruş alırsanız dünyayı size dar ederiz.

* Fonculardan alacaksınız, götürüp hakkını teslim edeceksiniz. Sermaye Piyasası Kurulu yöneticileri ve BDDK yöneticileri hala yerlerinde duruyorlar. Takasbank’ın yöneticileri yerlerinde duruyorlar. Ya bunları ne zaman alacaksınız? Ne zaman bunları alıp bir yerlere koyacaksınız? Ne zaman bunlardan hesap soracaksınız? Bekliyorlar beyefendilerin istifasını. Ne istifası ya? Ne istifası? Derhal görevden alacaksın ve hesabını soracaksın. Ne istifası?

* Ya devleti çürütüyorsunuz siz. Denetçi de malı götürürse ne olacak? Kime ‘denetle’ diyeceğiz? Hadi saray götürüyor, bakanlar götürüyor… Bürokratlar götürüyor, siyasetçiler götürüyor. Ya bu memleket götürenlerin ülkesi mi Allah aşkına? Size hesap sormazsak namerdiz biz. Hesap soracağız. Yine sorduk, kardeşim, bu malı götürenlerin listesini açıklayın ya.

‘Hırsızın adını açıklamak niye zor?’

* Hırsızın adını açıklamak niye bu kadar zor oluyor? Gidiyorsunuz sanatçıları gözaltına alıyorsunuz; ‘Efendim şöyledir’ veya bu gerekçeyle. Belediye başkanlarını alıyorsunuz. Ellerine kelepçe vuruyorsunuz. Televizyon ekranlarını çağırıyorsunuz, televizyonları çağırıyorsunuz. Gazetecileri çağırıyorsunuz.

* Ya kardeşim, dünyanın soygununu yapan insanların listesini açıklamıyorsunuz. Neden? Yoksa siz de mi o sürecin bir parçasısınız? Yoksa siz de mi bu sürecin içinden malı götürenlerin parçasısınız? Siyasetçilerle bürokratların iş birliği yaptığı bir düzen düzen değildir. Bu düzende çark çalışmaz, çalışmıyor da zaten. O nedenle biz bu olayın bütün ayrıntılarıyla açığa çıkmasını isteriz

Kılıçdaroğlu: Gerçekten fon skandalının üzerine gitmek istiyorsanız, önce gazetecilerin önünden çekilin