Z kuşağı dünyanın her yerinde sokaklarda. Fransa’dan Nepal’e, Hindistan’dan Madagaskar’a kadar çok sayıda ülkede gençler ayaklanıyor. Kimi eğitim sistemine, kimi işsizliğe, kimi de kendilerine gelecek vaat etmeyen siyasi düzene başkaldırıyor.
Peki, Z kuşağı aslında ne istiyor?
Bu hareketlerin ortak noktası, gençlerin mevcut siyasi sistemin kendilerine vaat ettiği geleceğe artık inanmaması.
Bir yanda yolsuzluk, siyasi elitlerin ayrıcalıkları ve temsil sorunu, diğer yanda işsizlik, hayat pahalılığı ve erişilemez konut fiyatları…
Gençler, anne babalarından daha iyi yaşayacaklarına ilişkin geleneksel toplumsal sözleşmenin artık geçerli olmadığını düşünüyor. Haksız da sayılmazlar. ABD’den Avrupa’ya kadar gençlerin alım gücü düşerken iş bulmak ve ev sahibi olmak zorlaşıyor, orta sınıf eriyor.
Ancak Avrupa’da durum daha karmaşık. Yaşlanan nüfus ve düşen doğum oranları nedeniyle gençlerin seçmenler arasındaki ağırlığı azalıyor. Ülkelerin siyasi geleceğine giderek daha yaşlı bir seçmen kitlesi karar veriyor. Nitekim İngiltere’deki Brexit referandumu da kuşaklar arasındaki siyasi tercih farklılıklarının çarpıcı örneklerinden biriydi.