Fulya Soybaş: İyi de neden hep felaketten sonra?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Asıl felaket dışarıdaydı!

Ayazağa Deresi taştı. Cendere Caddesi nehre döndü. Otomobiller sürüklendi, üst üste yığıldı. Bir İETT otobüsünün içini su basınca yolcular tavandaki çıkıştan çatıya tırmanıp yardım bekledi. İnsanlar iş yerlerinde, duraklarda mahsur kaldı. Kimilerine bot, kimilerine kepçelerle ulaşıldı.

Ne yazık ki herkes kurtulamadı. 6 kişi hayatını kaybetti. 2 kişi hâlâ kayıp.

Bütün bunlar İstanbul’un göbeğinde yaşandı!

Ardından dere yatağındaki yapıların yıkımına başlandığı haberleri geldi.

İyi de neden hep felaketten sonra?

İstanbul’un kaybolan derelerini, betonla kapatılan su yollarını daha önce de yazdık. Uzmanlar yıllardır uyarıyor: Taşkın alanlarını yapılaşmaya açmanın, suyun doğal yolunu kesmenin bedeli ağır.

Dereleri yok sayınca dereler yok olmuyor!

Su akıp, illa yatağını buluyor.

Fulya Soybaş’ın yazısı