Propaganda ve halkla ilişkilerle gazeteciliği ayıran en önemli özellik, gazeteciliğin “kamuoyunu bilgilendirmek, kamu yararı, güvenilirlik ve doğruluk arayışında olmak, gerçeği aramak ve paylaşmak” gibi dertlerinin olmasıdır.
Ne yazık ki yukarıda sıraladığım medya kuruluşları, uzun zamandır gazetecilik yapmak yerine iktidar adına propaganda ve halkla ilişkiler faaliyeti sürdürüyor.
Halk TV’ye de el konulmasıyla iş biraz daha çığırından çıktı. Propaganda ve halkla ilişkiler alanı genişledi, bağımsız gazetecilik alanı daha da daraldı.
“Ama yolsuzluk soruşturması yapılıyor” gerekçesine sığınamazlar, zira yolsuzluğu yaptığı iddia edilen Halk TV ve orada görev yapan gazeteciler değildir. Halk TV’nin editoryal bağımsızlığı korunmalı ve yayınlarına devam etmelidir.
Halkımız şunu çok iyi bilmeli: Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinin tek elde toplandığı bir ortamda gazetecilik de biterse hayat hepimiz için daha yaşanmaz hâle gelir.
O nedenle bu gelişmelere kayıtsız kalmayın.
Bağımsız gazeteciliğe destek verin.