Güne Halk TV’ye şafak operasyonuyla başladık. Gerçekleri dile getiren yayın organları ve gazeteciler bir bir bedel ödüyor. Medyaya yönelik susturma girişiminin asıl muhatabı millettir. Zira medya toplumsal yaşamın atmosferidir. Bu yola girenler unutmamalı ki o atmosferin içinde kendileri de var.
Antalya Kitap Fuarı’nda bir yurttaş bizden daha çok şey beklediğini söyleyince, “Sizin öneriniz nedir? Başka neler yapalım?” diye sordum, şu karşılığı verdi:
“Pes etmeyin de ne yaparsanız yapın!”
Elbette pes etmeyeceğiz ama bu aşamadan sonra bugüne kadar yapılandan daha öte bir mücadele şekli gerekiyor. İktidarın hedefi çok büyük:
Muhalefetsiz bir Türkiye!
Sadece siyasal anlamda değil, aynı zamanda toplumsal olarak da muhalefetin olmadığı bir dikensiz fon bahçesi!
Görünen şu:
Ana muhalefeti adım adım yalnızlaştıracaklar, sonra boğmak isteyecekler!
Bu kuşatmayı yarmak, adil seçim iklimine ulaşmak için ana muhalefet lideri olarak Özgür Özel’in olağanüstü enerjisine, çabasına karşın tek başına mücadelesi yetmez. Yarından tezi yok siyasal ve toplumsal muhalefeti güçlendirme hareketine girişmesi gerekiyor.
Gözüne kestirdiği bütün belediyelere ya rozet ya kelepçe takana dek operasyonlar sürecek. Bayrampaşa, Üsküdar, Adalar, Ataşehir örneklerinde olduğu gibi ilk hamlede alamadığı yerlere kelepçe, rozet, gizli oy devşirme usulüyle çökecek.
Bunlar için tek tek mücadele yerine ana hedefin adil bir seçim olduğu daha güçlü bir mücadele örgütlemek gerekiyor.