Ufuk Tarhan: Apokaloptimist olmak, felaketler­le ve iyiliklerle dolu bir gelecekte güvenli bir patika açmaktır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Apokaloptimist (Apocaloptimist) yani “Kıyamet İyimseri”, yapay zekânın vaat et­tiği fırsatları ve taşıdığı tehlikeleri birlikte gören, ikisinden birine teslim olmayan ve iyi bir gelecek kurmak için başkalarıyla iş birli­ği yapmayı seçen kişi.

Kavram, 2026’da Netf­lix’te vizyona giren The AI Doc: Or How I Became an Apocaloptimist (Yapay Zekâ Belgeseli: Ya da Nasıl Kıyamet İyimseri Oldum) filmi ile geniş kitlelere ulaştı, bana da bu yazı için ilham oldu.

Kıyamet iyimserliğini sahada hayata ge­çiren en temel unsur güven zekâsı yani bu yaklaşımın yakıtı güven. Güveni yönetme­nin ölçüsü de TQ (Trust Quotient – Güven Katsayısı), ama ben Güven Zekâsı demeyi tercih ediyorum.

O halde TQ nasıl ölçülür, nasıl geliştirilir?

Kendine güven, kendine verilen sözü tutmakla başlar. Son bir ayda kendime ver­diğim kaç sözü tuttum, kaç kez “bilmiyorum” diyebildim?

Önemli kararlarda önce kendi cevabı­nı yazıp sonra yapay zekâya sormak, insanın kendi yargısına güvenini korur.

Yöneticiler ekibin kendilerine duyduğu güveni anonim üç soruyla ölçebilir. i) Yöne­ticinize kötü haber verebiliyor musunuz? ii) Sözünü tutuyor mu? iii) Kararlarında kimin çıkarını gözetiyor?

Ekiplerde hatasını ilk söyleyen takdir edilmeli. Güven zamanla kazanılır, tek bir gizlenen hatayla anında kaybedilir.

Yapay zekâyla üretilen işin kaynağını açıkça belirtmek, karşıdakine saygıdır. Eme­ği sahiplenmek yerine yöntemi paylaşmak, samimiyeti ve dürüstlüğü birlikte büyütür.

Apokaloptimist olmak, felaketler­le ve iyiliklerle dolu bir gelecekte ikisinin arasından güvenli bir patika açmaktır.

Ufuk Tarhan’ın yazısı