İkinci yarıya daha önde ve baskılı başlayan taraf bizdik. Arda Güler önderliğinde kurulan bu baskı İsmail Yüksek ile net bir fırsata dönüştü ancak gol gelmedi. Ve futbolun değişmez kuralı işledi: Atamayana attılar. Savunmamıza yapılan ön alan presi hatayı getirdi ve Mbappé yakaladığı ilk fırsatı gole çevirmeyi bildi. Golün ardından beraberlik için yüklensek de ceza sahası içinde o bitirici vuruşu yapacak net bir santrforumuzun olmaması tüm çabaları sonuçsuz bıraktı.
A Kategorisi’nde bulunmak tarihsel bir başarı. Ancak bu seviyenin kalıcı bir parçası olup olmadığımız hâlâ tartışmaya açık. Sakatlar döndüğünde oyun gücümüz şüphesiz artacaktır, o zaman söyleyecek bir sözümüz olabilir.
Bu sezon temel hedefimiz bu ligde kalabilmek ve devlerle oynayarak tecrübe kazanmak olmalıdır. En zoru Fransa maçıydı, diğer 3 maçtan beklentimin daha yüksek olduğunu söyleyebilirim. Aksi olursa değişim süreci başlayabilir. Önümüzdeki İtalya ve Belçika maçları, milli takımın ve Montella’nın geleceğine dair en net yol haritasını çizecektir.