Sultan Özer: Bu zararlar kimlerin cebinden karşılanacak?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yaz bitmeden insanlar kışlık hazırlığın derdine düştü. Ama domatesin, biberin, fasulyenin, meyvenin fiyatına bakınca insanın eli cebine gitmiyor. Gitmiyor çünkü cep boş… Domatesin en bol olduğu dönemde bile kilosu 40-50 liradan aşağı inmedi. Emeklinin, asgari ücretlinin, meyvenin, kuru yemişin yanına yaklaşması neredeyse imkansız hale geldi.

Bir marketteki “Tanesi 5 lira” yazılı ceviz reyonu, marketlerin, manavların, pazar yerlerinin çöplerinden atılan sebze ve meyveleri seçenlerin sayısının giderek artması da hayat pahalılığının geldiğini noktayı daha net gösteriyor.

Tam da böyle bir ülkede, günlerdir milyarlarca liralık fon vurgunlarından söz ediliyor. Günlerdir kimlerin nasıl vurgunlar yaptığı, telaffuz bile edemediğimiz rakamların yurt dışına nasıl aktarıldığı konuşuluyor. Vatandaş domatesin kilosunu hesaplayıp, emekli pazarda hangi meyveyi alabileceğini düşünürken, asgari ücretli kışlık hazırlığı yapıp yapamayacağını hesaplarken, bir anda milyarlarca liralık paraların nasıl el değiştirdiği, kimlerin ne kazandığı, kimlerin kaybettiği konuşuluyor.

Ve deniliyor ki, devlet zararları karşılayacak…

Peki, bu zararlar kimlerin cebinden karşılanacak… Elektrik, su, doğalgaz faturalarımıza, aldığımız ekmeğin, zeytinin, peynirin faturasına hangi adlarla yansıtılacak? Daha pahalı bir pazar, daha boş bir buzdolabı, yapılamayan bir kışlık hazırlık, kaybedilen yılların birikimi olmayacak mı?

Sultan Özer’in yazısı