Nazlı Ilıcak: Birine 'PKK'lı' diyeceksin, diğerine 'dinsiz', öbürüne 'yolsuz'… Seçmen hesap sormaz mı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Seçimlerden sonra MHP iyi imtihan vermedi. Bırakınız sandıktan çıkmış ve milyonlarca insanın oyunu almış HDP’ye karşı güttüğü düşmanlığın yakışıksızlığını, bu düşmanlık yüzünden birçok imkânı, imkânsız hale getirdi: Deniz Baykal Meclis Başkanı seçilemedi. CHP-MHP koalisyonu kurulup, yolsuzlukların hesabı hemen sorulamadı. Hatta Bahçeli, kendisine de kıydı; başbakan olabilirdi, olamadı.

Bir de, pot üstüne pot kırıyorlar… Bahçeli ve çekik göz tartışması sosyal medyayı sarstı. MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu’nun sözleri de derin infial yarattı. Halaçoğlu: “Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık, kamuoyunda diyeceklerdi ki, AKP’nin tabiriyle ‘Baykal’ı seçtiniz. Muhalif adı altında, dinsiz imansız bir partinin adamını tercih ettiniz’ diye bize yükleneceklerdi.”

Tabii Halaçoğlu’nun konuşmasında bir nüans var; “AKP’nin tabiriyle” diyerek, bu yakışıksız cümleyi, sözde AK Partililer’e mal ediyor. Ama CHP’yi “dinsiz parti” diye afişe eden de kendisi oluyor; diğerlerinin ağzından öyle bir söz çıkmıyor. İnsanları böylesine etiketlemek, “dindar-dinsiz” diye ayırımcılık yapmak, demokrasiden en ufak nasibini almış olan bir kimseye yakışır mı? Birine “PKK’lı” diyeceksin, diğerine “dinsiz”, öbürüne “yolsuz”… Peki seçmen Meclis’i tıkayan partiden hesap sormayacak mı?

Nazlı Ilıcak’ın yazısı