Elif Çakır: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde kurumların nasıl aşındığını gösteren son örnek fon skandalı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu ülke 2018 yılından bu yana bütün yetkilerin tek elde toplandığı, bütün kurumların Cumhurbaşkanlığına bağlı olduğu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle yönetiliyor. Hiçbir kurumun kendi başına karar alma, kendiliğinden harekete geçme imkânı yok. Mehmet Şimşek de bu hükümet sisteminde ekonomi kurumları üzerinde etkisi ve yetkisi sınırlı bir “siyasi teknisyen”dir. Ya da Cumhurbaşkanının “ekonomi sekreteri.”

Eğer ülkemiz gerçek anlamda bir başkanlık sistemiyle ya da parlamenter sistemle yönetiliyor olsaydı, Mehmet Şimşek bu skandalı fark ettiği anda müdahale edebilir, gerekli önlemlerin alınmasını sağlayabilirdi. Ekonomik kurumlarda yetkisi olmayan bir bakan ne yapabilir? CB hükümet sistemi kurumları güçlendiren bir hükümet modeli olsaydı, kuvvetler ayrılığı ilkesi hakim olsaydı SPK harekete geçtiğinde de onu durduracak birileri çıkmaz, kurum görevini yapardı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde kurumların ve kuralların nasıl aşındığını gösteren son örnek fon skandalı oldu. İktidarın ülkeyi yönetme biçiminin ve siyasi yozlaşmanın kurumları nasıl çürüttüğünün en somut örneklerinden biridir. Bu örnekler giderek fazlalaşıyor görüyorsunuz.

Elif Çakır’ın yazısı