Türk Tabipleri Birliği (TTB) çocukların giderek artan oranda, yetersiz beslenmeye bağlı çeşitli fiziksel ve psikolojik sorun tehdidiyle karşı karşıya olduğu uyarısını yaptı. TTB ücretsiz okul yemeği verilmesini istedi.

TTB Merkez Konseyi ve Okul Sağlığı Çalışma Grubu yaptıkları basın toplantısında, çocuk açlığına ve sonuçlarına dikkat çekti ve ücretsiz okul yemeğinin kamusal bir hak olduğunu hatırlatıldı. Toplantıda artan yoksulluk ve sağlıklı gıdaya erişimdeki zorluklar nedeniyle çocukların, besin değeri düşük, karbonhidrat ağırlıklı ucuz gıdalar tüketmek zorunda kaldıklarını söylendi.
Genel bütçeden karşılanabilir
Hekimler taleplerini şöyle sıraladı:
* Ücretsiz okul yemeği, tüm kademelerde, ayrım gözetmeksizin her çocuğa sunulacak evrensel ve kamusal bir hak olarak yasal güvenceye alınmalıdır.
* Okul yemeği için genel bütçeden, koordinasyonunda kalıcı, denetlenebilir bir bütçe oluşturulmalıdır.
* Yemeklerin besin değeri, diyetisyenler ve halk sağlığı uzmanları tarafından belirlenmeli; güvenli içme suyu ve hijyen koşulları zorunlu standart olmalıdır.
* Yerel yönetimler ve merkezi idare doğrudan sorumluluk üstlenmelidir.
* Okul kantinlerinde fiyatlar, gıda güvenliği ve ürünlerin sağlıklı beslenmeye uygunluğu acilen ve düzenli olarak denetlenmeli, sağlıklı ve uygun fiyatlı seçenekler sunulması sağlanmalıdır. Bütün okullarda ücretsiz ve güvenli içme suyuna sürekli erişim için gerekli altyapı kurulmalı, suyun güvenliği düzenli olarak denetlenmelidir.
Finlandiya da veriyor, Brezilya da
Çocukların kötü beslenmesi, demir ve sağlıklı gelişme için ihtiyaç duyulan eser element eksikliklerine bağlı ağır kansızlık, bağışıklık sisteminin çökmesiyle sık tekrarlayan enfeksiyonlar, bodurluk, gelişme geriliği, dikkat ve öğrenme güçlüğü, anksiyete ve içe kapanmaya yol açıyor. Hekimler malnütrisyonunun, çocuğun bedeninde ve ruhunda derin ve kalıcı izler bırakan tıbbi bir şiddet biçimi olduğunu vurguladı.
Dünya Gıda Programı’nın 2024 verilerine göre dünyada en az 466 milyon çocuk okul yemeği programlarından yararlanıyor. Örneğin Finlandiya’da okul öncesinden lise sonuna kadar tüm öğrencilere ücretsiz okul yemeği veriliyor. Brezilya, Hindistan gibi pek çok ülke, okul yemeğini kamu hizmeti olarak sunuyor.
Mesele kaynak değil, öncelik
Toplantıda konuşan TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil, ücretsiz okul yemeği verilmesinde meselenin kaynak değil, öncelik meselesi olduğunu söyledi. Çocuklarının okula aç gitmesinin öncelikli sorunlardan olduğunu belirten Gültekingil, ücretsiz okul yemeği hakkı uygulamasına geçilene kadar konuyu gündemde tutmaya kararlı olduklarını ifade etti.
Okul Sağlığı Çalışma Grubu üyesi Dr. Gülgün Kıran, bir eğitim-öğretim yılının daha çocuklarının çantalarına sağlıklı ve güvenli gıda koymak isteyen velilerin, öğrencilerinin odaklanma sorunu yaşamamasını isteyen öğretmenlerin kaygılarıyla açıldığını söyledi.
Grubun diğer üyesi Dr. Hülya Gültekin; ücretsiz okul yemeğinin okula devam oranlarını artırdığının gösterildiğini anlattı. Gültekin, okul yemeğinin çocuk işçiliğiyle çocuk evliliği sorunlarına karşı da etkili olduğunu belirtti.
Okulda tutar, çocuk işçilik ve evliliklerini engeller
Merkez Konseyi üyesi Dr. Ali Kanatlı ise TTB’nin Hatay ve Adıyaman’da yaptığı çalışmanın nitelikli ve yeterli gıdaya erişememe, erişilen gıdaları sağlıklı koşullarda saklayamama sorunlarına bağlı olarak çocukların bodurluk ve zayıflık yaşadığını ortaya koyduğunu anlattı. Bunun yanı sıra çocuk işçiliği ve çocuk evliliği artışları nedeniyle okuldan kopuşların da çok arttığını söyledi.
Merkez Konseyi Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç, ücretsiz okul yemeği hakkının siyasi otoritenin insafına bırakılamayacağını vurguladı.
TTB İnsan Hakları Kolu Yürütme Kurulu üyesi Dr. Sehra Aksu çocukların suçla ilişkilenmesindeki başlıca sebeplerden birinin eğitimden kopuş olduğuna dikkat çekti. Aksu, “Çocuklar okula gitmediğinde suçla ilişkilenmesi de, çocuk işçiliği de, çocuk evlilikleri de artıyor. Bu nedenle okul yemeği sadece besin değeri olan bir şey değil, bir zincirin parçası” diye ekledi.
Münferit değil, yapısal eşitsizliğin sonucu
Basın açıklamasında ayrıca şu ifadeler yer aldı:
* Politik istikrarsızlıklar, ekonomik krizler, eşitsizlik, sosyal devletin tasfiyesi ve derin yoksulluğun normalleşmesi ile açığa çıkan çocuk açlığı, tüm toplumun, siyasilerin, ülkeyi yönetenlerin ve özellikle de Milli Eğitim Bakanı’nın vicdanında çalması gereken bir alarmdır, bu açlık sesi bu ülkenin en yakıcı politik ve sosyal sorunudur.
* Bugün Türkiye’de çocuk açlığı, münferit bir yoksunluk değil, yapısal bir eşitsizliğin sonucudur. Yoksulluk içinde yaşayan çocuklar, sağlıklı ve yeterli beslenmeye, ısınmaya, nitelikli barınmaya erişememektedir. Bu yıl yine bazı çocuklar okulda açlıkla imtihan edilecek, bazı çocuklar bu nedenle eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya kalacak. Bu ortamda “yarınlarımızın beklentilerini”, bugünlerini hakkıyla yaşatamadığımız çocuklara yüklemek ne kadar etik ve ne kadar haklıdır?
* Aç bir çocuk, sadece dersi dinleyemez; hastalanır, gelişemez, akranlarıyla eşitlenemez. Oysa biliyoruz ki; tok karnına okula giden ve nitelikli beslenen çocuklar daha dikkatlidir, devamsızlık eğilimi azalır, akademik başarısı artar.
* Açlık, bir çocuğun kendi seçimi değildir. Eğitim, nasıl ki bir haksa, o eğitime erişmek için gerekli olan beslenme de bir haktır. Tok karnına okula gitmek, okulda ücretsiz ve güvenli içme suyuna, temizlik için suya, sabuna ve sıcak bir öğüne erişmek lütuf değildir. Çocuğun okulda öğle yemeğinde sıcak bir öğüne erişiminin olması sadece sınavda başarılı olması için değil, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmesi için de gereklidir. Bu yüzden okul yemeği hakkının kapsamı, tüm çocukları kapsayacak şekilde evrensel olmalı, her çocuğun eşit biçimde erişebileceği, hakkı olan bir okul yemeği sistemi kurulmalıdır.
Sağlıklı beslenme çocuğun hakkı
* Hak ile yardım arasında çok büyük bir fark olduğu da unutulmamalıdır. Yardım geçicidir, sadakaya muhtaç eder, çocuğu damgalar ve insan onurunu incitir. Hak ise evrenseldir, kalıcıdır, koşulsuzdur ve eşitler. Devlet, çocuğun beslenmesini hayırseverin inisiyatifine, belediyenin kampanyasına, velinin cebine bırakamaz. Derse aç girmemek sosyal bir haktır, okul yemeği, sosyal devletin ve kamusal eğitimin asli görevidir.
* Bir öğün ücretsiz ve sağlıklı okul yemeği aynı zamanda çocuğa verilen “Senin varlığın değerli, sen bu toplumun eşit bir bireyisin” mesajıdır. Ücretsiz okul yemeğinden faydalanan çocuk kendini akranlarıyla eşit hissedecek, beslenmesi ve fiziksel sağlığının yanı sıra sosyal adalet ve aidiyet duygusu da onarılacak ve güçlenecektir.
* Türkiye’nin de çocukların açlıkla imtihan edilmediği, sağlıklı gıdaya erişimin ayrıcalık değil hak olduğu, kimsenin yoksulluğu yüzünden eğitimden kopmadığı bir ülke olması mümkündür. Mesele, sadece ekonomik kaynak meselesi değil, mesele öncelik meselesidir.