Sedat Başkavak: Ülke köylüsünün başı elektrik şirketleriyle dertte

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ülke köylüsünün başı elektrik şirketleriyle dertte. Tarım alanları, ovalar ve meralar üzerine termik santraller kurup, havayı, suyu, toprağı kirlettiler. Açtıkları kömür madenleri tarım alanlarını yok ederken, kalan alanları da toza dumana boğdular. Santraller çalıştıkça yeni kömür sahaları açarak köylüyü köyünde yaşayamaz hale getirende yine bu şirketlerdir.

Çıkardıkları kömür santrale yetmedikçe, kapasite artışı ile daha fazla alanı gasbeden de onlar. Öyle ki bu gasp sürecinde Soma’da olduğu gibi bir gecede 6 bin zeytin ağacını kesebiliyorlar. Ya da İkizköy’de olduğu gibi iktidarın çıkardığı acele kamulaştırma kararı ile zeytin bahçelerini, evleri hatta mezarları bile köylülerin elinden alıp maden sahalarına katabiliyorlar.

Üretirken verdikleri zarar yetmez gibi dağıtırken daha çok zarar veriyorlar. Örneğin kısa mesafeden daha masrafsız olsun diye enerji nakil hatları ormanların, tarlaların içinden geçiriyorlar. İşte o nedenle de orman yangınlarında enerji nakil hatlarından çıkan yangınlar fazlasıyla yer tutuyor. Çünkü orman yangınlarının yüzde 5’i enerji kaynaklıdır. Bu oran toplam yangınlar arasında az gibi görünse de çıkan yangınların sonucunda, yanan orman alanlarının yüzde 25’i yani dörtte biri enerji kaynaklıdır.

Tarımsal sulamada kullanılan elektriğin faturası da ayrı bir derttir. Hele bir ödemesi geciksin hemen gelip elektriği kesip, saati mühürlüyorlar. Hem de ekin için suya, su içinde elektriğe en çok ihtiyaç olduğu zamanda özellikle yapıyorlar ki köylü mecbur kalıp, borç bulup faturasını ödesin istiyorlar. Yağışın kıt, güneşin bol olduğu zamanda şak diye kesiyorlar elektriği. Köylü mahsulünü alıp, faturasını ödesin diye beklemiyorlar, mahsulü güneş yakmış, kavurmuş hiç umurlarında olmuyor. Diyarbakır, Mardin ve pek çok yerde suya en çok ihtiyaç olduğu zamanda DEDAŞ’ın kestiği elektrik yüzünden çok tarla, bahçe susuz kalmıştır.

Saray iktidarı, Suudi Arabistan ile anlaşma yapıp başta meralar olmak üzere arazi tahsis edip, elektrik alma garantisiyle GES kurduruyor. Yerlisi yabancısı enerji şirketlerine yasa, yönetmelik, arazi tahsisi, hibe ve ucuz kredi, vergi istisnası vs tüm kolaylıkları seferber ediyor. Söz konusu köylüler olunca da kaderiyle baş başa bırakıyor.

Sedat Başkavak’ın yazısı