Okula aç gelmek zorunda kalan milyonlarca öğrenci Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in umurunda değil…
Okul kantinlerinde bir tost, bir ayranın 130 liradan satılması umurunda değil…
Tuvaletlerin, sınıfların, koridorların özverili veliler tarafından temizlenmesi umurunda değil…
Asgari ücreti ikiye, üçe, dörde, hatta beşe katlayan servis ücretleri umurunda değil.
Köle mantığıyla çalıştırılan sözleşmeli öğretmenlerin yoksulluğu umurunda değil…
Okullarda artan akran şiddeti umurunda değil.
Yani eğitimle…
Öğrenciyle…
Öğretmenle…
Ve veliyle ilgili hiçbir sorun umurunda değil…
Ne umurunda?
Öğretmenlerin etek boyu, göğüs dekoltesi!
Bunun için öğretmenlerin önlük giymelerini şart koşuyor…
Neymiş, devlet memuru olan öğretmenlerin itibarını koruyacaklarmış…
“Farklı giyinen birkaç öğretmenin, diğer öğretmenlerin itibarına zarar vermemesi için”, tüm öğretmenlere önlük giyme şartı getirmişler…
Kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı giyinen öğretmen sayısı madem “birkaç kişi”yi geçmiyor; o zaman sadece onlarla ilgili işlem yaparsın, olur biter.
Bütün öğretmenleri çuvala sokmanın mantığı ne?