Devletin drone’ları gece gece içki içen peşinde koşmaktansa daha faydalı işlere koşulamaz mı, mesela orman yangınlarına? Pek çok gönülden geçen bu sorunun cevabı evet. Tarım ve Orman Bakanlığı 2020’den beri “milli” ve “özgün” olarak geliştirildiğinin altı çizilen Bayraktar TB2 İHA’lardan faydalanıyor. Baykar’ın sitesinde bu tarihten beri 5007 yangının tespit edildiği yazıyor. Bu, insansız hava araçlarının da içinde olduğu tüm ilk aşama yangın tespitlerini içeren bir sayı olmalı. Tek başına İHA’ların karnesi mevcut değil.
Kimsenin gözü yok, yangınlara büyümeden müdahale edilebilmesi için bu teknoloji kritik önemde. İş ki Orman Genel Müdürlüğü neden bu İHA’ları kiralıyor, uçuş saati garantisi mi veriyor, kamu kaynağı doğru düzgün kullanılıyor mu diye soran gazetecilerin tepesinde dolanarak vakit kaybedilmesin.
Hayat kendi bağlantılarıyla akıyor. Baykar’ın ortaklarından, Tayyip Erdoğan’ın da damadı olan Selçuk Bayraktar zaten Türkiye’nin en zengin ilk onu içindeydi, hafta içinde Forbes dergisinin nihai dünya dolar zenginleri listesi yayımlandı. Bayraktar 2,7 milyar dolarlık servetiyle 1560. sıraya yükselmiş.
Güvenlik gerekçesiyle kamusal alanlarda yüz, göz, ısı algılayarak kişisel veri biriktiren tekno teçhizata muhalefet küresel bir mesele. Örneğin tasarımcı Simon Weckert’in tasarladığı ve dijital kamuflaj olarak tanımladığı gömlekler, kameraların sizi insan olarak algılamasının önüne geçiyor. Kayıt mekanizmasını sabote edecek bu tür başka giysiler de mevcut.
Tamamen sosyal medyadan yayılan bir çağrı ABD yurttaşlarını bu yıl Cadılar Bayramı’nda, yani herkes sokaklarda zaten maskeliyken şehir kameralarıyla “ilgilenmeye” davet ediyor. 31 Ekim’i göreceğiz.
Militarist kamuflaj deseninin kübistlerle ilgisi. Kafamdaki bağlantılar durdurulamıyordu.