Psikologlar, sağlıklı insan ilişkilerinde ‘kişisel sınırlar’ın önemine dikkat çekiyor. Sınır denince aklımıza hemen ‘mesafe’ geliyor ama öyle değil. Bir insanla çok yakın olup aynı zamanda onun sınırlarına saygı da duyabilirsiniz. Hatta bence asıl yakınlık bu. Neyi sevdiğini bildiğiniz kadar, neden hoşlanmadığını da bilmek ve bunu bile bile üzerine gitmemek.
Bir de küçük gördüğümüz şeyler var. Yeni tanıştığımız birinden bir şey isterken “rica ederim” diyoruz da yıllardır hayatımızda olan birine emir verir gibi konuşabiliyoruz. Yabancı birinin mesajına cevap vermemeyi ayıp sayarken, yakınımızı saatlerce, hatta günlerce cevapsız bırakabiliyoruz. Dışarıda son derece özenliyken bütün huysuzluğumuzu eve saklayabiliyoruz. Tuhaf değil mi? Sanki insanın en çok değer verdiği kişiler, onu en fazla idare etmek zorundaymış gibi davranıyoruz ekseriyetle.