2011’de Gazze’de 13 bin çocuk bugün taş üstünde taş bırakılmamış kentin sahilinde buluştuklarında 12 bin 350 uçurtmayı aynı anda gökyüzüne bırakarak dünya rekorunu kırmışlardı. Ne acı ki bugün uçurtma Gazze’de savaşın sözlüğüne girmiş durumda. İsrail, Gazze’den İsrail yönüne balonlar, dronlar ve uçurtmalar gönderildiğini ileri sürerek saldırılarını yoğunlaştıracağını açıkladı. Dün düzenlenen iki hava saldırısından birinde dört yaşındaki bir çocuk öldürüldü.
İnsanoğlunun kötülüğü ve başkalarının ülkeleri üzerinde hâkimiyet kurma arzusuyla çıkarılan savaşlarla kentlerin hafızası silinirken genç kuşakların farkındalığı da siliniyor. “Kazananın” ağzından aktarılan tarihle gençlerin hafızası, kent ve kimlik bilinci de yitip gidiyor. Tabii hayatta kalırlarsa!
20 Temmuz 2015’te yaklaşık üç yüz genç Türkiye’nin dört bir yanından gelerek savaşın harabeye çevirdiği Kobanê’ye doğru yola çıktı. Çantalarında silah yoktu. Yanlarına aldıkları oyuncak, kitap ve fidanlarla çocuklara bir park ve oyun alanı yapmak, bir kütüphane kurmak istiyorlardı. Suruç’taki Amara Kültür Merkezi’nin bahçesinde IŞİD’in canlı bombasıyla 33 güzel yürekli genç öldürüldü. Bugün yirmili yaşlarında olan gençlerin önemli bir bölümü tıpkı Uçurtmayı Vurmasınlar adında bir roman ya da filmi bilmedikleri gibi bu gençlerin kim olduğunu, başlarına ne geldiğini bilmiyor.
Çünkü hafıza kuşaktan kuşağa kendiliğinden aktarılmıyor. Hele tarih, iktidarların seçtiklerini hatırlattığı, seçtiklerini unutturduğu bir alana dönüştüğünde…