Evet, gazeteciler kimsenin emir eri değildir. Ancak bu güçlü ve haklı cümlenin yanına bugün bir cümle daha eklememiz gerekiyor: Gazeteciler, doğrulanmamış iddiaların da megafonu değildir.
Rojin Kabaiş’in hâlâ bütünüyle aydınlatılamayan ölümü etrafında son günlerde yeniden üretilen haberler, bilimsel bilgi ile ilişkimizi ve gazetecilik sorumluluğunu tartışmayı zorunlu kılıyor. Ailenin avukatı, otopsi örneklerinde roküronyum ve ornidazol adlı maddelerin tespit edilmesinden hareketle Rojin Kabaiş’e ilaç verildiğini, solunumunun felç edildiğini ve öldürüldüğünü ileri sürdü.
Raporda ayrıca mevcut bulgularla zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı kaydedilmişti. Bazı uzmanlar, kullanılan analiz yöntemi, maddenin miktarı ve hangi örneklerde ne düzeyde bulunduğu ayrıntılı biçimde değerlendirilmeden kesin hükme varılamayacağına dikkat çekiyor.
Bu durumda gazetecinin görevi taraflardan birinin iddiasını seçip onu sansasyonel bir başlıkla kesin gerçek gibi sunmak değil, iddiayı, karşı görüşü, uzman değerlendirmesini ve resmi raporun ne söyleyip ne söylemediğini birlikte aktarmak olmalı.