Alaattin Aktaş: Sanayi üretimindeki bu performansla işimiz zor diye düşünülmesi gerekiyor, sıra ekonomiye gelirse…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Önce küçük fotoğraf… TÜİK’in dün açıkladığı veriler sanayi üretiminin haziran ayında takvim etkisinden arındırılmış hesaplamayla geçen yıla kıyasla yüzde 1,4 gerilediğini ortaya koydu. Haziran ayı üretimi mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre ise bir önceki ayda gerçekleşen üretimin yalnızca yüzde 0,1 üstüne çıktı.

2022’den 2026’ya kadar geçen dört yıl ve ilk yarılar itibarıyla yüzde 4,3’lük sanayi üretimi büyümesi.

Bu oran, her yıl için ortalama yüzde 1 büyüme demek.

Kaldı ki son dönemde imalat sanayi ve toplam büyümeyi yukarı çekenin yüksek teknolojili çok spesifik ürünler olduğu ortada. Bu ürünler hariç tutularak bir hesaplama yapılsa belki de bu dört yılda hiç artış bile görülmez.

Dolayısıyla herhangi bir ayda hızlı bir üretim artışı sağlansa bile o küçük fotoğrafa takılıp kalmanın alemi yok.

Sonuç ortada, sanayi üretimi yıllardır adeta yerinde sayıyor. Türkiye son dört yılda yıllık ortalama yüzde 1’lik bir üretim artışı sağlayabilmiş, üstelik o da belli sektörlerin üretiminde kaydedilen hızlı artıştan kaynaklanmış, yani genele yayılan bir iyileşme de yok.

Sanayi üretimindeki bu performansla işimiz zor, diye düşünülmesi, bu durumun üzerinde kafa yorulması gerekiyor ama sıra ekonomiye ve ekonomik sorunlara gelirse…

Ama gelir gelir; sandık yaklaşsın, bakın nasıl gelir!

Alaattin Aktaş’ın yazısı