Avrupa’da emeklilik yaşının yükseltilmesiyle ilgili haberler, son günlerde basında yer almaya başladı. Özellikle Danimarka ve Almanya’da emeklilik yaşının 70 dolayında olması yönünde yasal düzenlemeler söz konusu. Bu haberler, bizim basında da yer aldı.
Türkiye açısından halen 58-60 olan emeklilik yaşı, 5510 sayılı yasayla kademeli olarak 65’e kadar yükseltiliyor. AKP’nin yetkili yöneticileriyle kalkınma planları ve Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programları’nda da emeklilik yaşının yaşam beklentisine bağlı olarak otomatik düzenlenmesi yönünde ifadeler mevcut.
Bu açıdan baktığımızda; Avrupa’da emeklilik yaşının yükseltilmesi bağlamında Türkiye’de de bu tür düzenlemeler için zemin yoklandığı söylenebilir.
Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılı programında, 65 yaş ve üstü nüfusun zaman içinde toplam nüfusun içindeki payının giderek arttığı öngörülerek “Demografik yapıdaki bu değişimlerin işgücü piyasaları, sosyal güvenlik sistemleri, kamu maliyesi ve finansmanı üzerinde daha fazla yük oluşturması beklenmektedir” deniliyor.
Yani, “yaşam süresinin uzaması” bahanesiyle emeklilerin “bütçeye yük” olduğu öne sürülüyor.
Sonuç itibariyle Avrupa’da emeklilik yaşının yüksekliği yönündeki gelişmeler, AKP için bir kullanışlı bir “referans” oluşturuyor, “bizde de mümkündür” söylemine dayanak oluyor. Bu tür haberlerle kamuoyunda da bir zemin yoklanıyor. Emekli örgütlerinin ve sendikaların dikkatli olmasında yarar var…