Zerzevan Kalesi, yalnızca Diyarbakır’ın değil, Göbeklitepe’den Arslantepe’ye uzanan tarihi turizm koridorunun en önemli duraklarından biri olmaya aday. Bölgenin uluslararası ölçekte güçlü bir destinasyona dönüşebilmesi için şehirlerin ortak bir marka altında tanıtılması, bütüncül turizm rotalarının oluşturulması ve ziyaretçilerin yerel kültürle buluşacağı deneyim odaklı bir modelin hayata geçirilmesi gerekiyor.
Gidenlerden dinlediklerim ve okuduklarımdan öğrendiğim kadarıyla Zerzevan Kalesi, Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde yer alan ve Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırını koruyan en önemli askeri garnizonlardan biri.
Tarihi yaklaşık 3 bin yıl öncesine, Asur dönemine kadar uzanıyor. Roma döneminde surları, gözetleme kuleleri, kiliseleri, sarnıçları ve konutlarıyla büyük bir askeri üs haline getirilmiş.
Kaleyi dünya çapında özel kılan en önemli unsur ise Roma’nın doğu sınırındaki bilinen ilk ve tek Mithras Tapınağı’na ev sahipliği yapması.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Zerzevan Kalesi, halen devam eden kazılar sayesinde Roma’nın askeri, dini ve gündelik yaşamına ışık tutan en önemli arkeolojik alanlardan biri kabul ediliyor. Aslında tek başına bile Diyarbakır’ın turizm potansiyelini değiştirebilecek güçte bir mirastan söz ediyoruz.