Vatandaşın beklentisi; pazara, manava, fırına, bakkala giderken geçim koşularının da dikkate alınması ve sebze, meyve, kuru bakliyat gibi temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimleri karşısında, cebindeki paranın erimemesi.
Tüm bu verilere baktığımızda; asgari ücretli, ev hanımı, öğrenci, işçi, memur, beyaz yaka, mavi yakalı, emeklinin hissettiği ve hanedeki enflasyonun, bu oranların çok daha üzerinde olduğunu görüyoruz. Her kurum aylık ve yıllık farklı oranlar açıklıyor. Oranların açıklanmasıyla vatandaşın derdine hiçbir çare bulunamıyor.
Vatandaş geçim derdinde. Pazara giden emekli en ucuzu 100 lira fiyatı olan yeşil biberi, 70 liradan kuru soğanı, fiyatı 100 liradan aşağı olmayan kiraz, muz, erik, kilosu 60 liradan başlayan patlıcanı, yeşil fasulyeyi, bazı tezgâhlarda kilosu 500 lirayı bile bulan kuru bamyayı alamadan evine hüsranla dönüyor.
Pazar, manav, marketlerdeki temel gıda ürün fiyatları da enflasyonun etkisiyle sürekli artarken, alım gücü de hızla düşüyor. Buna ayrıca kira artışı da eklenirse emekli, 23 bin 552 lira aylıkla en düşük kiranın 45 bin lirayı aştığı metropol kentlerde, nasıl yaşar nasıl geçinir?