Hazine’nin 17 Haziran ve 8 Temmuz ihraç tarihli son iki borçlanmasında yaklaşık beş yıllık dönem için yıllık bileşik faiz yüzde 37,94 ve yüzde 37,97 düzeyinde oluştu.
Hazine’nin daha kısa vadeli borçlanmalarındaki faiz ise daha da yüksek. Örneğin yine 17 Haziran ihraç tarihli 637 gün vadeli kağıt tam yüzde 41,93 faizle ihraç edildi. Zaten bu faiz bu yıl içinde oluşan en yüksek faiz.
Üstelik bu ihaleler TL cinsi sabit faizli senet ihaleleri. Hazine sabit faizli olmayan bir dizi borçlanmaya daha gidiyor. TÜFE’ye endeksli, döviz cinsinden, altına endeksli borçlanmalar gerçekleştiriliyor. Bu borçlanmalardaki faiz zaman içinde başlangıçta öngörülene göre daha yüksek oluşabileceği gibi gelişmelerin olumluya dönmesi durumunda çok daha düşük de olabilir, böyle bir olasılık var.
Ancak sabit faizli ihaleler, adından da belli, faizin şimdiden kesinleştiği ihaleler…
Hazine örneğin 8 Temmuz ihraç tarihli kağıdı 16 Nisan 2031 vadeli sattı. Altı ayda bir kupon ödemesi yapılacak ve bu kağıdın yıllık bileşik faizi biraz önce de belirttiğim gibi yüzde 37,97. Bu faiz artık kesin.
Enflasyon seneye Merkez Bankası’nın resmi hedefi olan yüzde 15’e inse de, sonraki yıllarda tek haneli düzeylere gelinse de faiz yüzde 37,97 üzerinden ödenmeye devam edilecek.
Yok eğer tersi olur ve önümüzdeki beş yıl boyunca yıllık enflasyon bu düzeyin altına inmezse Hazine bu borçlanmadan kârlı çıkacak.
Ama iyi de bir yandan enflasyonun indirilmesi için uğraşıldığı mesajı verilirken diğer yandan böylesine yüksek faize razı olunması… Tabii ki büyük bir çelişki ama Hazine de çaresiz, borç bulabilmek için bu faize razı olmak durumunda.